Performans Yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Performans Yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ücret Yönetimi

Ücret, çalışanlar için bir gelir kalemi, kurum için ise bir gider kalemi olduğundan, genellikle sıkıntı oluşturan bir konudur. Çalışanlar aldıkları ücretin artırılması,kurum ise bu külfetin azaltılması yönünde bir çaba sarfeder.

İnsan kaynakları yönetimi bakımından çalışanların ücretlendirilmesi önemle ele alınmalı ve mümkün olduğunca objektif kriterlere göre davranılmalıdır. Çalışanlar ne aldıkları kadar neden bu ücreti aldıklarını, ne zaman artış olacağını, artışta nelerin rol oynadığını, performansın ücrete nasıl yansıdığını, statülere ilişkin ücret standartlarının ne olduğunu bilmek durumundadırlar. Bu bilinmediğinde oluşan belirsizlik ve özellikle de bu konuda işlev gören fısıltı gazetesi, kişilerin kuruma olan güvenini zedeleyebilir.

Çalışanların belki de en çok önemsedikleri şey ay sonunda kurumdan aldıkları ücret ve ek kazançlardır. Çünkü kişi emeğini satmaktadır. Emeğinin karşılığını aldığına inanmayan kişi ise muhtemelen mutsuz olur, iş tatmini düşer, kuruma bağlılığı azalır. Bunların önlenmesi için ücret yönetimi dikkatli ve objektif biçimde yapılmalıdır.

Ücret yönetimi konusunda kişisel değerlendirmeler yapmadan önce kurumda uyulan bir sistemin olması gerektiği ve bu sistemin işlediğinin bilinmesi önemlidir. Genellikle organizasyon şeması belirgin, görev tanımları oturmuş kurumlarda her statüye ilişkin ücret aralıkları önceden belirginleştirilir. Kişiler bu aralıklara göre değerlendirilirler. Bu aralıklar belirlenirken başvurulacak kriterler ise ağırlıklı olarak emsal değerlerdir. Yani aynı sektörde aynı konumda verilen ücretler, bu konudaki yayınlar, ülkedeki enflasyon durumu ve belli ölçütler, ücret aralıklarının belirlenmesinde kullanılabilir.


Ücret yönetiminde göz önünde bulundurulması ve yapılması gereken çalışmalar şu şekilde sıralanabilir:


· Ücret yönetiminin önemli bir konu olduğu anlık düşünceler değil ,uzun vadeli bir planlama işi olduğuna inanılmalıdır.
· Ücret yönetimi için bu konuda uzmanlaşmış kişi, kurum ve yayınlardan yararlanılmalıdır.
· Kişileri işe almadan sağlıklı bir organizasyon şeması oluşturulmalı ve konumlar netleştirilmelidir.
· Kurumdaki statülere uygun ücret aralıkları belirlenmelidir. Bu aralıklar belirli zamanlarda revize edilmelidir. Bunun için ücret aralıklarının döviz cinsinden değeri bulunarak buna göre takip edilmesi yoluna gidilebilir.
· Ücret artışı kişiye özeldir. Mümkün olduğu kadar kişiyle konuşulmalıdır, mümkün olmadığı durumlarda yazılı veya diğer şekillerde çok iyi izah edilmelidir.
· Ücret artışında adaletli olmak kendisine yönetici diyen herkesin birinci dereceden görevi olmalıdır.
· Aynı düzeyde ve eşit şartlara sahip iki çalışanın ücretleri arasındaki farklılığın nedeni ,gerekçelerine öncelikle yöneticilerin inanmaları gerekmektedir.
· Ücret artışı, çalışanlar ile yönetim arasında bir çekişme konusu haline getirilmemelidir. Bazı kurumların ücret artışı dönemlerinde son derece sıkıntılı olduğu ,yöneticilerin bu aylarda adeta stres yaydıkları gözlenir. Oysa ki bu dönem karşılıklı anlayışın en üst düzeye çıkması gereken bir dönemdir.
· Ücret artışı kurumun ekonomik durumu ve verebilecekleri ile çalışanların başarıları ve beklentilerinin kesiştiği noktada yer almalıdır. Kişiler hak ettiklerini almalıdır.
· Aylık maaşların sıkıntı oluşturduğu çoğu işletmede, yapılacak gözlemler gösterecektir ki ,çoğu zaman asıl olan ücret konusundaki sorun değildir. Çoğunlukla sorun olan bunun sunuluşunda, yani yöntemdeki hatalardır. Örneğin mütevazı bir ücret zammı uygulandığı halde çalışanlarıyla sorun yaşamayan bir kurum olabildiği gibi beklenti düzeyinde ücret artışı yapıldığı halde sorun yaşayan kurum olabilir.


İK YÖNETİCİLERİ PROJE YÖNETİCİLERİNİ SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?

Günümüzde bilindiği gibi firmaların yaptığı işlerin çoğu proje olarak
nitelendirilmektedir. Projeler, başlangıcı ve bitişi tanımlı olan, bir defada yapılan işlere
denilmektedir. Operasyonlar gibi süreklilik arz etmezler. Projeler önceden yapılmayan işleri
de içerdiğinden yapısı itibariyle belirsizlik içerir ve bu da projelerin operasyonlara göre riskli
taraflarıdır. İşletmeler belli bir ürünü sürekli üretmekte olduğu gibi operasyon işlerini ya da
yeni ürün geliştirme, mevcut sistemleri iyileştirme gibi proje işlerini yaparlar.
Projeler önceden yapılmayan işleri içerdiğinden proje işlerinin planlanması başarı için
şarttır. Planlama belirsizliğin yönetiminde ve proje işlerinin takibinde elimizdeki en önemli
araçtır. Projeler yapıları itibariyle dinamiktirler. Hiçbir proje planı değişmeden kalmaz.
Uygulama esnasında sürekli değişimler planın tekrar düzenlenmesini zorunlu kılar.
Projeler operasyonlara göre farklılık içerdiğinden proje yöneticilerinin yetkinlikleri de
de operasyon yöneticilerine göre farklı olmalıdır. Projeler bir şirketin kaynaklarının çoğunu
bağladığı ve şirketi ileriye hızla götürecek olan iddialı faaliyetler olabilir. Bu sebeple özellikle
İnsan Kaynakları Yönetimi açısından bir proje yöneticisinin seçim kriterleri önem
arzetmektedir. İnsan Kaynakları Yöneticileri projeler ve projeleri yönetmek için yöneticilerin
hangi nitelikte olması gerektiği konusunda bilgi sahibi olmak durumundadır. Proje yöneticisi
en başta iyi bir planlamacı ve dikkatli bir denetimci olmak durumundadır. Uygulama
esnasında yapılan işlerin plana uygun gitmediğinin sürekli takibi gerekmektedir.
İK yöneticisi öncelikle işletmede yapılan projeleri gözlemeli veya yapılması
planlanan projelerin özelliklerini tanımlamalıdır. Gözlemler aşağıdaki kriterler gözönüne
alınarak bilgi toplanabilir.
- Şirkette projelerin bütçesel boyutu nedir?
- Şirketteki projelerde planlama ihtiyacı ne boyuttadır?
- Planlama için yazılım kullanılmasını gerektiren projeler mi yapılmaktadır?
- Proje ekibindeki çalışanlar farklı bölümlerden kişilerden mi oluşmaktadır?
- Genellikle proje yöneticine verilen yetkiler ve sorumluluklar nelerdir?
- Şirketteki projelerin yöneticileri hangi kıstaslara göre seçilmektedir?
- Projelerde yönetim ve organizasyon yapısı nasıl oluşturulmaktadır? Raporlama
ilşkileri tanımlanabilir mi?
- Proje yöneticilerinin yaptıkları işlerle ilgili tecrübeleri eğitimleri nelerdir?
- Proje yöneticilerinin proje performanslarına ilişkin bilgiler var mıdır?
- Projelerde çalışan ekip üyelerinin proje performanslarına ilişkin bilgiler var mıdır?
- Projelerde bir proje yönetim yöntemi kullanılmakta mıdır?
Bu soruların cevapları şirkette halihazırda yürütülen projelerdeki yönetim yapısını ve
proje yöneticilerinin profilini ortaya çıkaracaktır. Bu bilgilerden hareketle ilk adımda İK
yöneticisi şirkette projelerin yönetiminde güçlü ve zayıf yönleri ortaya koyacaktır.
Daha sonra yapılması gereken bir proje yöneticisinde genel olarak nelerin
beklendiğinin belirlenmesidir. Projelere özgü olarak bir yöneticide aranması gereken
yönetimsel özellikler aşağıda açıklanmıştır.
Proje Yöneticilerinin Genel Yönetim Becerileri:
1. Liderlik yeteneği: Her yöneticide olması gereken bu beceri projelere uygulandığında proje
yönünün belirlenmesi ve kişilerin bu yönde harekete geçirilerek sürekli motive olacak şekilde
çalışmasının sağlanması olarak açıklanabilir.
2. İletişim yeteneği: Özellikle projelerde üretilen proje bilgilerinin farklı ihtiyaçları olan proje
taraflarına en uygun ve en doğru biçimde nasıl aktarılacağı yetisi.
3. Müzakere yeteneği: Proje ekibini kurarken şirket içinde diğer yöneticilerle en iyi kaynağı
projeye dahil etmek için yapılan müzakereler ve projeye ilişkin konularda müşteri ve şirket
üstyönetimiyle uzlaşma, anlaşma için müzakere yeteneği
4. Problem çözme: Herhangi bir sorunun çözümü için alternatiflerin ortaya çıkarılması ve
aralarından en uygununun seçilmesi
Bu genel yönetim becerilerinin yanısıra projelerde kullanılan bilgi alanlarının proje
yöneticileri tarafından iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu bilgi alanlarında yöneticilerin yetkin
olup olmadığının çok kesin bir yanıtı vardır. Dünya çapında kabul görmüş PMP sertifikası
sahibi olmak! PMP (Project Management Professional) merkezi ABD’de olan ve dünyanın
önde gelen proje uzmanlığı organizasyonu PMI’ın (Project Management Institute) düzenlediği
sınavdır. Bu sınav proje yöneticisinin planlama, yürütme, kontrol yeteneklerini sorularla
sınamaktadır. Özellikle ABD’de proje yöneticilerinin hemen hepsinde bu sertifikasyon
aranmaktadır. Ülkemizde de yurtdışı firmalarla yapılan projeler ve şirketlerimizn yaptığı
işlerin boyutu arttıkça proje yöneticilerinde PMP sertifikasyonu daha fazla aranır hale
gelecektir. İK yöneticileri PMP sahibi olan bir Proje Yöneticisinin en azından proje yönetim
bilgisinin tam olduğundan emin olabilirler. Türkiye’de de yapılan PMP sınavına hazırlıklı
girebilmek için PMI tarafından kabul görmüş bir eğitim kurumundan (REP: Registered
Education Provider) eğitim almak faydalı olmaktadır.
İK Yöneticisi, şirketindeki projeleri gözleyip bu projelere ilişkin saptamalarını
yaptıktan sonra elde ettiği bilgileri proje yöneticinde olması gereken becerilerle
karşılaştırmalıdır. Bu durumda mevcut proje yöneticilerinin eksiklikleri, geliştirilmesi gereken
yönleri ortaya çıkacaktır.
İK Yöneticisi, şirketini proje yönetimi açısından sorgulamak için kullandığı soruları
bir proje yöneticisiyle yaptığı işe giriş görüşmesinde de kullanabilir? Bu sorulara verilen
cevaplar adayların yaptıkları tip projelerin anlaşılması, bu projelerin şirkete uygunluğunun ve
adayın proje yönetici olarak profilinin ortaya çıkarılmasında önemli rol oynayabilir.
İK Yöneticilerinin farklı bir niteliği olan proje tipi işlerde uygun adayları bulmak için
hangi yöntemleri kullanabileceği yukarıda özetle aktarılmıştır. Sonuç olarak şirketler için
stratejik önemi olan projelerin, yöneticilerinin İK tarafından seçiminin de stratejik bir karar
olduğu söylenebilir. Dolayısıyla bu stratejik kararı almak için ne yapılması gerektiği bilgisi İK
yöneticilerinde olmalıdır.

İş Değerleme Metotları

İş Değerleme Metotları
Hemen hemen her alanda karşılaştığımız bireyselleşme, iş dünyasında ve insan kaynakları süreçlerinde de dikkat çekiyor. Örneğin performans yönetim sürecinde, çalışanların bireysel performanslarının giderek artan bir önem kazandığı görülüyor. Çalışanların şirkete kattıkları değerin fark edildiğini görmelerinin motivasyonu arttıran unsurlardan biri olması nedeniyle; bireysel performansın ödül sistemlerine etkisi de önem kazanmaya başlıyor. Bu bağlamda, çalışanların her birinin yaptığı işlerin teker teker değerlendirilmesi ve her birine bulunduğu pozisyonun, şirket içinde ve piyasa bazında gerektirdiği ücret verilmesi gündeme geliyor.İş değerleme metotları; yönetimsel ihtiyaçları karşılamak, seçme ve yerleştirme sürecinde kullanılacak olan iş tanımlarını netleştirmek, dolayısıyla işin hiyerarşideki yerini saptamak ve kişinin görev alacağı pozisyona uygunluğunu ve alacağı maaşı hem şirket içindeki dengeler hem de şirket dışındaki koşullara göre doğru belirlemek açısından önemlidir.Bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda iş değerleme metotlarının önemi kavranabilir. Ücret belirleme sürecine girdi sağlayan iş değerleme süreci, şirketin bulunduğu piyasa yapısı ve şirket politikası ile bütünlük sağlamalıdır.İş değerleme metotları temelde iki ana bölüme ayrılabilir:
• Analitik iş değerleme metotları
• Analitik olmayan iş değerleme metotları
Bu iki ana bölüm yine kendi içinde çeşitlenmektedir.
Analitik olmayan iş değerleme metotları:
• İş sıralaması (job ranking)
• İkili kıyaslama (paired comparison)
• İş sınıflandırma (job classification)
• Dahili kıyaslama (internal benchmarking) olarak dörde ayrılmaktadır.
İş sıralaması (job ranking): Bu metot, yapısı itibariyle iş değerleme metotları arasındaki en sade metottur ve işleri bir bütün halinde ele alıp alt dereceden üst dereceye doğru sıralama şeklinde yapılır. Fazla çeşitli pozisyon olmayan küçük işletmelerde kullanılabilir. Hızlı ve basit uygulanabilirliği ve maliyetinin düşüklüğü açısından avantajlı sayılsa da, pozisyon sayısı fazla olan büyük şirketlerde kullanılması uygun değildir. Çünkü kompleks yapılı şirketlerde pozisyonlar bir bütün halinde değil, daha detaylı şekilde incelenerek kıyaslanmalıdır. Bunun yanı sıra yine çok fazla pozisyon bulunan şirketlerde, tüm pozisyonları tek tek sıralamak gereksiz bir karmaşa yaratabilir.
İkili kıyaslama (paired comparison): Bu metot, iki pozisyonu karşılaştırarak puanlamayı baz alan istatistiksel bir iş değerleme yöntemidir. Burada temel olarak dikkat edilmesi gereken; tüm pozisyonların ikişer ikişer karşılaştırılmasıdır. Öncelikle pozisyonların iş tanımları yapılır, daha sonra bütün pozisyonlar bir tablo üzerinde birbiriyle kıyaslanır; kıyaslama yapılırken 0, 1 ve 2 rakamlarıyla değerlendirme yapılır. (0; pozisyon diğerinden daha az değerliyse, 1; pozisyonlar eşit değere sahipse, 2; pozisyon diğerinden daha değerliyse kullanılır.) Bu şekilde değerleme yapıldıktan sonra, toplam puanlar alınır ve yüksek puanlıdan düşük puanlıya doğru pozisyonlar sıralanmış olur. Bu yöntem, aynı anda sadece iki pozisyonu karşılaştırdığı için kolay sayılabilecek bir yöntem olsa da pozisyon sayısı arttıkça iş değerleyen kişinin de iş yükünü artırmış olacaktır. Burada da işleri karşılaştırırken kullanılan belirli bir standart olmadığı için tamamen sağlıklı bir veri elde etmek mümkün olmayabilir. Özellikle 50’den fazla pozisyon olan bir şirkette uygulanabilir bir yöntem değildir.
İş sınıflandırma (job classification): Bu yöntem, pozisyonları önceden tanımlanmış ve değerleri belirlenmiş derecelere yerleştirilmesini sağlayan bir yöntemdir. Her bir derecede pozisyonların içerdiği sorumluluk, beceri ve zorluk gibi özellikler değerlendirilir. Bu derecelerin 4’ten az, 8’den fazla olmaması önerilmektedir. Bu yöntemde, işleri değerlendirmek için kullanılan dereceler önceden belirlendiği için, belirli standartlar vardır. Kolay anlaşılır bir yöntemdir ve pozisyonlar önceden belirlenmiş derecelere kolayca yerleştirilebilir. Fakat karmaşık pozisyonlar içeren şirketlerde uygulanması kolay bir yöntem değildir. Bunun yanı sıra hiyerarşik yapıda kariyer yolu izlemeyen pozisyonlar için uygulanması uygun olmayabilir. Esnek bir değerlendirme yöntemi olmadığı gibi, farklı iş gruplarındaki işleri karşılaştırmada da kullanılması tercih edilmez.
Dahili kıyaslama (internal benchmarking): Bu yöntem, pozisyonları değerlendiren kişilerin sezgilerini kullanarak yaptıkları bir değerlendirme yöntemi olduğu için kurumsal şirketlerde kullanılan bir yöntem değildir. Tamamen sübjektif bir değerlendirme yöntemidir ve değerlendirmenin doğruluğu tartışılır. Sadece çok az pozisyonun bulunduğu küçük şirketlerde uygulanabilir. Diğer değerleme metotları ile birlikte kullanıldığı zaman, değerleme sürecinin hızlanmasını sağlayabilir. Analitik iş değerleme metotları:
• Faktör kıyaslama (factor comparison)
• Faktör-Puan (point-factor rating)
Faktör kıyaslama (factor comparison): Bu değerleme yönteminde, pozisyonlar uluslararası geçerliğe sahip olan; sorumluluk, çalışma koşulları, fiziksel gereklilik, zihinsel gereklilik, beceri ve benzeri yönlerden gerekliliklerine göre değerlendirilir. Bu değerlendirmeler, sayılar yardımı ile yapılıyorsa klasik yöntem, düşük–orta–yüksek şeklinde yapılıyorsa derecelendirme yöntemi kullanılmış olur. Bu metotta, öncelikle kıyaslamada baz alınabilecek bir iş seçilir, bu işin diğer pozisyonların çıkış noktası olmasına ve uluslararası kriterleri ifade edebilmesine dikkat edilir. Seçilen pozisyonlar, seçilen kriterleri ne derecede gerektirdiklerine göre değerlendirilirler. Daha sonra her pozisyona toplamda 100 puan vermek koşuluyla, bu 100 puan gerekliliklere işin gerektirdiği oranda dağıtılır. Örneğin, her pozisyonun toplam 100 puanı vardır; 25 puan fiziksel beceri, 30 puan zihinsel beceri, 5 puan sorumluluk gerekmektedir gibi. Daha sonra seçilen temel işlerin fiyatı belirlenip her kriter ne kadar fiyat düştüğü hesaplanır, her kriterin fiyatı belli olduktan sonra diğer işlerin değerleri saptanır. Bu yöntem, her pozisyon için gereken ücreti doğrudan belirleyen bir yöntemdir, fakat kompleks ve anlaşılması zor bir yöntemdir. Burada ücret belirlemede baz alınacak pozisyonu seçmekte zorluk çekilebilir. Ayrıca analitik bir yöntem olduğu halde objektif olmayan değerlendirmeler içermektedir.
Faktör-Puan (point- factor rating): Bu metotta, öncelikle iş değerlemede incelenecek kriterler (faktörler) belirlenir. Bu faktörlerin şirketteki tüm pozisyonlara uygulanabilir olmasına dikkat edilmelidir. Her faktöre, faktörün önemine göre puan dereceleri belirlenir. Örneğin; sorumluluk alma; 150 puan, bilgi ve beceri; 300 puan, karar verme; 200 puan, takipçilik; 150 puan gibi. Daha sonra bu puanlar derecelere ayrılır. Faktörler belirlenirken çok dikkatli davranılmalıdır çünkü her pozisyonda ortak olarak bulunan bu faktörler, şirketin özellikle ücret belirlerken nelere dikkat ettiğini ve çalışanlarını seçerken aradığı genel özellikleri ortaya koymaktadır. Örneğin satış odaklı bir şirkette; satışçılarda bulunması gereken iyi müşteri ilişkileri ve insanlar arası iletişim gibi özellikler yoğun olarak ön plana çıkarken, uluslararası bir inşaat ya da otomotiv firmasında mühendislere has özellikler ve yabancı dil şartı vurgulanabilir. Ya da bir tasarım veya reklamcılık şirketinde yaratıcılık / yenilikçilik özellikleri, rekabete dayalı çalışan şirketlerde ise sürekli gelişim ve rekabetçilik ön planda tutulan kriterlerdir.Faktörlerin, pozisyonun iş tanımını doğru yansıtması ve pozisyonda çalışacak kişinin yapacağı işi netleştiriyor olması gerekmektedir. Faktörler belirlendikten sonra faktörlerin dereceleri tanımlanır. Derecelerin üçten az, altıdan fazla olmamasına dikkat edilmelidir. Üçten az derece; aralıkların çok geniş olmasına neden olduğu için ayırt edici olamadığı için, altıdan fazla özellik ise dereceler arasında net bir farkın olmasına engel olduğu için tercih edilmiyor. Bu metot, rasyonel, gerçekçi ve analitik bir yöntem olduğu için en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Ayrıca elektronik ortama aktarılabilen ve yazılımlarla kolayca hesaplanabilen bir yapısı olması da yine tercih sebepleri arasındadır. İyi bir dokümantasyon elde edilmesine yardımcı olur. Fakat temelde çok karmaşık bir yapıya sahiptir, az da olsa subjektif değerlendirmeye neden olabilir. Çok zaman harcanması gereken bir yöntemdir. Piyasa bazlı ücretlendirme (market pricing)Analitik ve analitik olmayan yukarıdaki metotlar dışında, şirketler ücret belirlerken piyasa bazlı ücretlendirme yöntemini de kullanmaktadırlar. Bu yöntem, piyasa araştırmaları sonucunda, pozisyonun piyasadaki eşdeğer pozisyonlara göre değerlendirilmesi ve ücretlendirmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Bu yöntemi kullanmak isteyen şirketler, öncelikler hangi piyasayı baz alacaklarını belirlemelidir. Bu piyasalar, şirketin bulunduğu yerel piyasa olabileceği gibi, bölgesel, ulusal ya da uluslararası piyasalar da olabilir. Şirket yapısına ve bulunduğu rekabet ortamına göre bu piyasalardan herhangi biri seçilir. Piyasa seçildikten sonra, hangi pozisyonların piyasa bazlı değerlendirmeye tabi tutulacağı belirlenmelidir. Hemen hemen her şirkette aynı işi yapan sekreter, muhasebeci ve benzer ürünleri pazarlayan satış uzmanları gibi pozisyonları piyasa odaklı değerlendirmek daha kolay olurken, şirketin yapısına özgü pozisyonlarda piyasa bazlı değerlendirmeler uygulanabilirlik açısından zor olabilmektedir. Yukarıdaki iş değerleme yöntemleri, teker teker kullanılabileceği gibi, gerektiği zaman bir arada da kullanılabilirler. Bu metotlar,
• iş tanımlarını netleştirme,
• pozisyonların gerektirdiği bilgi, beceri ve sorumlulukları netleştirme,
• seçme ve yerleştirme süreci öncesinde ve sırasında açık ve net veri oluşturma,
• performans değerlendirme sürecinde rasyonel kriterler belirleyebilme,
• pozisyonlara hem şirket içinde hem pazarda tutarlı ücret belirleyebilme,
• kariyer yolu tasarımı,
• iş geliştirme planları oluşturma,
• organizasyon tasarlama ve
• başarı ve gelişim planı oluşturmada kullanılabilir.
İş değerleme metotları, hangi amaç için kullanılırsa kullanılsın, metodun şirket yapısıyla uyumlu olmasına dikkat edilmelidir.

Proje Yönetiminde İnsan Faktörü

Proje Yönetiminde İnsan Faktörü
Projelerde teknik özelliklerinin iyi olması yanında, proje ekibinde yer alan kişiler başta olmak üzere, projeye katılan herkesin verimini kapasitesi dahilinde maksimum seviyede tutmak gerekli. Bunu yapabilmek için de proje yönetimine üç farklı açıdan bakılmalı.


Proje İnsan Kaynakları Yönetimi: Proje insan kaynakları yönetimi, projeye katılan insanların en etkin şekilde değerlendirilmesini sağlamak amacıyla gereklidir ve üç temel süreçten oluşur;
• Organizasyonel planlama,
• Projede yer alacak insanları seçme,
• Takım geliştirme.
Birbiriyle bağlantılı bu üç süreçten her biri, projenin içeriğine ve niteliğine göre bir veya birden fazla kişi tarafından yürütülür. Pratikte bu süreçler birbirine kenetlenmiştir ve eş zamanlı yürürler. Hepsinin ortak özelliği; bu süreçleri geliştirip, uygulayıp, kontrol eden kişinin yani proje yönetmeninin;
• Ön ayak olma ve iletişim kurma gibi temel yönetim özelliklerine sahip olması,
• Motivasyonu sağlama ve rehberlik yapma gibi, bireylerle ilgili konularda yetenekli olması,
• Takım kurma ve ikilemlerle başa çıkma gibi ekiple ilgili konularda bilgili olması,
• Performans değerlendirme, işe ayım, çalışan ilişkileri, sağlık ve güvenlik konuları gibi insan kaynaklarıyla ilgili prosedürleri bilmesi gerektiğidir.
Organizasyonel planlama, projedeki görevlerin tanımlanması, dokümante edilmesi ve kişilere atanması, sorumlulukların belirlenmesi ve ilişkilerin raporlanmasından oluşur.

Roller, sorumluluklar ve ilişkileri raporlama, kişilere veya ekiplere atanabilir. Projeye katılan kişiler projeyi yapan şirket bünyesinde olabilecekleri gibi şirket dışından da olabilir. Şirket içindeki kişiler marketing, muhasebe finans gibi belli başlı departmanlardan gelirler.

Organizasyonel planlama, iletişim planlamayla yakından ilgilidir. İletişimin yapısını da en çok şirket kültürü etkiler. Bu süreç sonunda ortaya rol ve sorumlulukları kimlerin alacağının listesi, çalışan yönetim planı, organizasyonel tablo ve destekleyici detaylar ortaya çıkmalıdır.
Projede çalışacak kişilerin seçilmesi; projede ihtiyaç duyulan kişi veya ekiplerin seçilmesi anlamına gelir. Bir çok projede en iyi kaynaklara ulaşmak mümkün olmadığı için proje yönetimi elindeki kaynakları en iyi şekilde kullanmaya çalışır. Bu safha sonunda projede çalışacak ekip ve yönetim ekibi ortaya çıkar.

Takım geliştirme; seçilerek bir araya gelen kişilerin, bir takım olduklarının kavranması anlamını taşır. Takım olmanın kavranması, projenin hedeflerine ulaşabilmesi açısından çok önemli. Takım içindeki kişilerin hem fonksiyonel, hem de yönetimsel anlamda becerilerinin olması onların hangi görevi yapacağının belirlenmesi aşamasında zorluk çıkarır. Bu iki boyutlu durumun içinden çıkılmak için kullanılan çözümün mantıklı ve etkin olması, proje yönetiminin başarısını belirleyen faktörler arasında. Bu süreç sonucunda performans ilerlemeleri ve performans değerlendirmeleri için girdiler ortaya çıkar.

Proje İletişim Yönetimi: Proje iletişim yönetimi, projede kullanmak üzere toplanan, yayılan ve depolanan bilginin doğruluğunu, projeye uygun olmasını ve projeye zamanında ulaşmasını sağlar. Projenin başarılı olması için gereken bilgi, fikir ve insanlar arasındaki kritik bağlantıları sağlar. Proje dahilindeki herkes iletişime hazır olmalı, ve birey olarak, projede yer alan diğer insanlarla iletişimlerinin proje gelişimini nasıl etkilediğini bilmeli.

Proje iletişim yönetimini, 4 ana bölüme ayırmak mümkün;
• İletişim planlama,
• Bilgi dağılımı,
• Performans raporlama,
• Yönetimsel kapanış.
Bu süreçler hem birbiriyle hem de bilgi sağlayan diğer süreçlerle ilişkilidir. Her süreç projenin ihtiyacına göre bir kişinin veya grubun efor sarf etmesini gerektirir. Her süreç proje süresi dahilinde en az bir defa meydana gelir.


İletişim planlama safhasında hangi bilgiye kimin, ne zaman ihtiyacı olduğunu ve bu bilginin kim tarafından nasıl aktarılacağını belirler. Bütün projelerde, proje bilgisinin iletişime dahil edilmesi gerekir fakat bu bilginin hangi kanaldan iletileceği projeden projeye farklılık gösterebilir. Proje ekibinin ne tür bilgiye ihtiyacı olduğunu ve bu bilginin hangi kanaldan ilgili kişiye ulaşacağını belirlemek, proje başarısı için önemli bir faktördür. Bir çok projede, iletişim kanalları projeye başlamadan önce belirlenir. Bu süreç sonunda iletişim yönetim planı netleşmelidir.


Bilgi dağılımı, proje katılımcılarına, ihtiyaçları olan bilgilerin zamanında ulaşmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Bir önceki safhada netleştirilen iletişim yönetim planı uygulanmaya başlanır, bunun yanında beklenmedik problemlerin çözümü sağlanır. Bu safha sonunda proje kayıtları, raporları ve sunumları hazır olur.


Performans raporlama safhasında, proje hedeflerine ulaşmak için proje kaynaklarının ne kadar etkin kullanıldığı proje katılımcılarına bildirilir. Bu süreç şu basamaklardan oluşur;
• Statü raporu; projenin program ve bütçe bazında ne durumda olduğunu gösterir
• İlerleme raporu; proje takımının hangi işleri tamamladığını ve işlerin tamamlanma yüzdesini gösterir.
• Tahminler; projenin gelecek statüsünü ve ilerlemesini içeren tahminlerdir.
Performans raporlama proje kapsamı, programı, bütçesi ve kalitesiyle ilgili bilgi verir. Projede ayrıca risk ve tedarikle ilgili bilgiye de ihtiyaç vardır. Performans raporlama safhası sonunda performans raporları ve değişim istekleri oluşur.

Yönetimsel kapanış, projede yer alan her fazın bitişinden sonra yönetimin kapanış yapması gerekir. Bu, proje ürünün projeyle ilgili herkes tarafından net bir şekilde kabul edilmesi için proje sonucunun dokümantasyonunu kapsamaktadır. Bu süreç içinde, proje kayıtları toparlanmalı, son belirlemeler yapılmalı, proje başarısı ve etkinliği analiz edilmeli ve bu dokümanlar gelecek kullanımlar için arşivlenmelidir. Yönetimsel kapanış, proje tamamen bitmeden yapılmamalıdır. Bu süreç sonunda proje arşivleri, proje kapanış dokümanları ve projeden alınan dersler netleşir.


Proje Yönetiminin Motivasyon Boyutu: İş hayatının hata kabul etmemesi, yapılacak işlerin çokluğu ve sürekli bir efor ve dikkat gerektirmesi çalışan kesimi fiziksel ve zihinsel olarak yorar. Fiziksel ve zihinsel yorgunluğun, sürpriz problemlerin, aşırı yüklü ‘yapılacaklar’ listesinin ve zaman yetmezliğinin kolayca üstesinden gelebilmek için proje süreci dahilinde karşılaşılabilecek durumları kontrol edilebilenler ve edilemeyenler şeklinde ayırın. Sonra kontrol edilebilenlere odaklanın. Eğer gün içinde yapmanız gerekenlerin ve karşılaşabileceğiniz engellerin bir listesini çıkarırsanız; kontrol edebileceğiniz tek şeyin kendiniz olduğunu anlarsınız.


Bu yüzden, üretkenliğinizi ve etkinliğinizi artırabilmek için işe kendinize odaklanmaktan başlayın. Davranışlarınıza, düşüncelerinize, ne hissettiğinize, problemlere nasıl tepki verdiğinize, başarıya nasıl hazırlandığınıza, performansınızı nasıl değerlendirdiğinize, hedeflerinizi nasıl belirleyip, bu hedefleri gerçekleştirmek için neler yaptığınıza odaklanın. Kişisel verimliliğinizi artırmak için yapacaklarınıza bu listeden başlayabilirsiniz:
• Her güne size keyif veren bir şey yaparak başlayın. Bunu motivasyonunuzu yükseltmek için bir başlangıç noktası ya da güne daha hazır başlamanızı sağlayacak bir araç olarak kullanın.
• Önce yapacaklarınızı planlayın, daha sonra planlarınızı uygulayın. Gitmek istediğiniz yere ulaşmadan önce nasıl ulaşabileceğinizi bilmeniz sizin için iyi olur. Ayrıca hangi işi bitirmeniz gerektiğinizi en geç bir gün önceden netleştirmelisiniz.
• Hedeflerinizi küçük parçalara bölün. Eğer yapılması gerekenlerin hepsine aynı anda bakarsanız; taşıyamayacağınız bir yükün altında ezildiğinizi hissedebilirsiniz. Eğer projeyi küçük işlere böler, bunları teker teker yaparsanız, büyük işlerin ne kadar çabuk bittiğini göreceksiniz.
• Yaptığınız işin bir ay ya da bir yıl sonra hala değer taşıyor olacak mı? Eğer sadece kendinizi iyi hissettiren ve sizi eğlendiren işlere yönelme eğiliminiz varsa; belli aralıklarla, yaptığınız işin sizi hedefinize ulaştırabilecek nitelikte olup olmadığını kontrol edin. Böylece hedefinize daha uzun süre odaklanabilirsiniz.
• Yaptığınız işler için program hazırlayın, her işin bir bitiş zamanı olsun; bu sizi hedefinize bağlı tutar. Bitirdiğiniz işlerin kayıtlı olması size bir şeyler yaptığınızı hissettirir.
• Her gün birkaç kere öncelik listenizi yenileyin ve kontrol edin. Bu, işlerinizi daha kolay takip etmenizi sağlar. Hangi işin daha önemli olduğunu unutmayın.
• Gününüzü gözden geçirin ve kendinize o gün içinde yaptığınız en önemli 3 şeyin ne olduğunu sorun. Böylelikle günün muhasebesini yapmış olacaksınız ve öncelikli işlerinizin ne kadarını tamamladığınızı ölçebileceksiniz. Ayrıca ertesi günün planını hazırlamış olacaksınız.
• Öncelikle canınızı sıkan ya da sizi korkutan işleri bitirin. Aklınızın bir köşesinde sizi bunaltan bir işi yapmanız gerektiği fikrinin olması sizi rahatsız eder ve diğer işlere konsantre olmanızı engeller.
Hedeflerinizi sürekli yenileyin, canlı ve gerçekle bağlantılı tutun. Büyük hedefinize ulaşmak için basamak niteliği taşıyan küçük hedefleriniz olsun. Ayrıca sürekli yeni hedeflerinizin olması motivasyonunuzu canlı tutar ve potansiyelinize uygun işler yapmanızı sağlar.

İşletmelerde Performans Yönetimi

PERFORMANS DEGERLEMESI:
Performans, bir çalışanın belli bir zaman içinde kendisine verilen görevi yerine getirerek elde ettiği sonuçlardır. Bu sonuç olumlu ise personelin yüksek performansa sahip olduğu ortaya çıkar.
Performans değerlemesi “liyakat takdiri” ve “is gören boylandırma” gibi terimlerle de ifade edilir.
Performans değerlemesi isi değil; is yapan personeli değerlendirme sürecidir. Personelin isteki basarisini, tutum ve davranışlarını, ahlaki durumunu ayrıntılı şekilde ortaya koyar ve bütünler.
Başka bir deyişle performans değerlemesi;
- Çalışanın basari durumunun yazılı olarak belli zaman dilimleri içinde sistematik olarak yeniden gözden geçirilmesi
- Çalışanın değerleme mülakatında kendi yöneticisi ile geçmişteki, mevcut ve geleceğe ilişkin basari konularını tartışma fırsatı bulacağı bir süreçtir.
Performans Değerlemesi sonucu elde edilen bilgilerin baslıca kullanım alanları :
- Personelin uyarılması
- Ücret ayarlamaları
- Yerleştirme kararları
- Eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi
- Kadrolama eksikliklerinin giderilmesi
- Kariyer planlaması ve geliştirilmesi
- Is tasarım yanlışlarının tespiti
- Harici sorunların belirlenmesi
- İnsan kaynaklarına geri bildirim.

PERFORMANS DEGERLEMESININ AMAÇLARI :
- Performans Değerlemesi ile elde edilen bilgileri, isletmede görevli tüm yönetici ve çalışanlara geri bildirim yoluyla anların performansının iyileşmesine katkıda bulunmak.
- Çalışanların eğitim&geliştirme ihtiyaçlarını belirlemek
- Çalışanlara hangi ortamda ücret zammı ve ücret ayarlamaları yapılması konusunda yöneticilere yardımcı olmak
- Terfi, nakil, isten çıkarma ve benzer konularda objektif olma konusunda yöneticilere yardımcı olmak.
- Kariyer planlama çalışmalarına rehberlik etmek
- Çalışanların iyi/kötü performanslarını belirleyerek kadrolama sürecindeki eksikleri gidermek
- İnsan Kaynakları planlaması, Is analizi ve diğer IK bilgi sistemindeki hatalı bilgileri tespit ederek ise alma, eğitim, değerlendirme ve diğer IK kararlarında hata yapılmasına engel olmak.
- Is tasarımındaki yanlışları tespit etmek
- Çalışanların aile, finans, sağlık ve diğer özel sorunlarını değerlemeye dahil ederek bu konularda IK nin personele yardımcı olmasını sağlamak.
- Yöneticiler ve astlar arasında iyi iletişim ortamının kurulmasına yardımcı olmak
- Terfi, nakil, ödüllendirme, isten çıkarmada yasal bir temel oluşturmak
- IK bölümü ve genelde isletmenin iyi veya kötü performans gösterip göstermediği hakkında geri bildirim sağlamak.
PERFORMANS DEGERLEMENIN TEMEL UNSURLARI :
Performans değerlemesinin amacı; personelin kendisine verilen isi yaparken, is basında gösterdiği davranışların doğru bir fotoğrafını çekebilmektir.
Etkili bir Performans Değerleme sistemi, Performans standartları, Performans ölçüleri ve Geri bildirim olmak üzere üç temel unsurdan oluşmaktadır.
• Is ile ilgili standartlar tespit edildikten sonra çalışanların performansı ölçülmekte ve ölçme sonuçlarıyla standartlar karsılaştırılmaktadır. Son olarak da değerleme sonuçları IK bölümüne geri bildirim yoluyla bildirilmektedir.
• Standartlar ve ölçüler isle ilgili değilse, değerleme sonuçları hatalı olacaktır. Bu durum çalışanlar arasındaki ilişkiyi bozacak ve hakça bir düzen kurulmasına izin verilmemiş olunacaktır.
• Performans standartları; ölçülen performansın basarili olup olmadığının kıyaslanmasıdır. Bu standartların etkili olması için her isin istenen sonuçlarıyla ilgili standartlar geliştirilmelidir. Bu standartlar IS ANALIZLERI ile geliştirilmektedir.
PERFORMANS DEGERLEME SÜRECININ ASAMALARI
6 asamadır;
- Her görev ve pozisyon için performans standartları ve değerleme ölçülerinin oluşturulması
- Performans değerlemesinin ne zaman, nasıl, hangi sıklıkta ve kimlerce yapılacağını belirleyen performans değerleme politikasının tespiti
- Değerlemeciler tarafından çalışan personel hakkında bilgi toplanması
- Değerlemecilerin personelin performansını uygun bir değerleme yöntemiyle değerlemesi
- Değerleme sonuçlarının geri bildirimle bildirilmesi
- Değerleme sonuçlarına göre gerekli kararların verilmesi ve değerleme sonuçlarının IK bilgi sistemine yerleştirilmesi

PERFORMANS DEGERLEMESINDE KARSILASILAN ZORLUKLAR :
1- Halo Etkisi :

Değerlemecinin personel hakkındaki kişisel görüş ve düşüncesi performans ölçümünü etkilediğinde Halo Etkisi meydana gelmektedir. Bunun sonunda güvenilir bir değerleme yapılamayacaktır.

2- Merkezi Eğilim Hatası :
Bazı değerlemeciler değerleme yaparken çok iyi ya da çok kötü seklinde uçlarda değerlendirme yapmaktan kaçınırlar. Bunu yerine herkese ortalama bir puan vermeyi tercih ederler. Böylece testiyi taşıyanla testiyi kiran ayni şekilde değerlendirilmiş olur.

3- Aşırı Olumluluk ve Olumsuzluk :
Değerlemeci personelle kötü olmamak düşüncesiyle herkese yüksek puan verebilir. Ayni şekilde bazı değerlemeciler de aşırı olumsuz değerlemede bulunurlar. Bunlar doğru bir değerlemeyi engeller.

4- Farklı Kültürler :
Her değerlemeci farklı kültürel alt yapılardan gelmektedir. Farklı kültürlerden gelen değerlemecilerin personeli değerlendirirken bazı hatalar yapması kaçınılmazdır. Bu nedenle değerleme yapılırken farklı kültürlerin bilincinde olmak gerekir.

5- Kişisel Ön Yargı :
Değerlemeciler, değerleme yaparken din,cinsiyet,irk,siyasi düşünce gibi faktörlerin etkisinde kalarak önyargılı olabilmektedirler.

6- En Son Eylemin Etkisi:
değerlemesi yapılan personelin en son eylem veya faaliyeti değerlemeci üzerinde iyi ya da kötü şekilde bir etki bırakabilmektedir. Bu da etkin değerlemeyi bozar.

PERFORMANS DEGERLEMESINI KIM YAPMALIDIR:

1- Personeli İlk amiri tarafından Değerleme :
Günümüzde en uygun değerleme seklidir. Amir personeli iyi tanıması nedeniyle güvenilir olmaktadır. Öte yandan amir kendine yakin olan ast ile dostluk vb. ilişkiler içindeyse sübjektif değerleme olabilir.


2- Bir Komite tarafından değerleme :
Personelin ilk amiri ve birbiriyle yakin ilişkiler içinde bulunan diğer birim yöneticilerinden oluşan bir komite tarafından yapılır.

3- Is arkadaşları tarafından Değerleme :
Uygulamada pek fazla görülmez. Personelin performansı is arkadaşlarınca değerlenir. ancak is arkadaşlarının is hakkında bilgi sahibi olması ve terfi,transfer gibi konularda rekabetin olmaması gerekir.

4-Astlar Tarafından Değerleme :
Üst konumdaki yöneticiler tarafından kabul görmeyen bir değerlemedir.

5- kendi Kendini değerleme :
Birçok isletme tarafından kuşkuyla yaklaşılan bu değerlemede kişi kendini değerler.

6- Dışarıdan bir kişi veya kuruluş tarafından değerleme :
Yüksek maliyetli olması sebebiyle sadece belli ve önemli isler yapan personelin değerlemesinde kullanılır.

7- Karma Değerleme yaklaşımı :
Son yıllarda 360 derce geri bildirim sistemi olarak ifade edilen bir değerleme sistemi kullanılmaktadır. Bu değerlemede; ilk amir tarafından değerleme, komite aracılığıyla değerleme, astlar ve is arkadaşlarınca değerleme, kendi kendini değerleme vb. den oluşan karma bir yaklaşımdır.

PERFORMANS DEGERLEMESI NE ZAMAN YAPILIR :
Yılda bir kez yapılması yaygındır. Bazı isletmelerde 6 ayda bir yapılır. Göz önünde bulundurulması gereken konu değerlendirmenin ne çok ne de seyrek yapılmasıdır. Her isletme işkolunu ve çevre koşullarını dikkate alarak kendine en uygun zamanı seçer.
PERFORMANS DEGERLEME YÖNTEMLERI :
İki grupta toplanır; Geçmişe dayalı ve Geleceğe dayalı değerleme.
GEÇMISE DAYALI PERFORMANS DEGERLEME YÖNTEMLERI :
Geçmişe dayalı performans değerleme yöntemleri, gerçekleşmiş ve belli bir dereceye kadar ölçülebilen performans ile ilgili yaklaşımlardır. Geçmişe yönelik belli baslı yöntemler şunlardır;
. Derecelendirme Yöntemi
. Kontrol Listesi yöntemi
. Zorunlu Tercih yöntemi
. Kritik Olay Yöntemi
. Basari kayıtları yöntemi
. Alan incelemesi yöntemi
. Karsılaştırmalı Değerleme Yaklaşımları
Geçmişe dayalı Performans değerlemesi geçmiş dönemi kapsaması ve ölçülebilen performansla ilgili olması nedeniyle olumlu özelliklere sahiptir. Dezavantajı ise geçmiş performansın değişmeyeceği olgusudur.
a- Derecelendirme Yöntemi :
En eski ve yaygın performans değerlendirme yöntemlerindendir. Bu yöntemde çalışan; bağlı olduğu yöneticisi tarafından geçmişte belli bir dönemdeki güvenilirlik, girişimcilik, inisiyatif, insani ilişkiler,is bilgisi ve benzeri faktörler açısından değerlendirilir. Derecelendirme yöntemine ilişkin bir form kullanılır.
Formda personeli değerlemeyi sağlayan faktörler(girişimcilik, ilişkiler vb.) çok iyi, iyi, orta, kötü, çok kötü seklinde 5 üzerinden puanlanır. Bu puanlar toplanır. Kolay bir yöntemdir ve tüm çalışanlara uygulanabilir.
b- Kontrol Listesi yöntemi :
bu yöntemde değerlemeyi yapan kişi, personelin performans ve özelliklerini belirten ifadeleri işaretlemek suretiyle personelin toplam puanı hesaplanır.
c- Zorunlu Tercih Yöntemi :
Personelin performansındaki olumlu veya olumsuzluğu belirleyen iki veya daha fazla ifadeden oluşan ifade grupları vardir. Değerlemeci bu ifade gruplarını dikkate alarak performansı değerler.
1. Çabuk öğrenir..........................siki çalışır.
2. İyi is çıkarır.........................Diğerlerine iyi bir örnek
3. Sik sik devamsızlık yapar..............Sürekli geç gelir
4. İste çok hata yapar....................İsi yoğun dikkatle yapar.

Değerlemeci her bir ifade grubundan bir kalemi seçer.
Zorunlu tercih yöntemi, değerlemecilerden kaynaklanan yanlı değerleme hatalarını azaltmak amacıyla düşük maliyetli kolay ve pratiktir. Olumsuz yönü ise ifade gruplarının bazen kuşkuya düşürücü olmasıdır. Gruptan bir kalemin zorunlu seçimi, diğerinin seçilmemesi anlamına gelecek ki bu personelin motivasyonunu olumsuz etkileyebilir.
d- Kritik Olay yönetimi :
Değerlemeci personelin aşırı olumlu ya da olumsuz davranışlarını çalışma süresince kaydederek değerleme yapar. Bunun için de bir form kullanılır. Bu yöntem değerlemeciden kaynaklanan yanlı değerlemeleri azaltır. Öte yandan değerlemeciler kritik olayları genelde zamanında kaydetmezler ve bu konuda özen göstermezler. Ayrıca astlar tüm davranışlarının gözlendiğini ve kaydedildiğini bilmekten rahatsız olabilirler.
e- Basari kayıtları Yöntemi :
Kritik olay yöntemine çok yakindir ve genelde profesyonellerce kullanılır. Basari kayıtları kişinin başarılarının yer aldığı listedir. Bu yöntemin dezavantajı ise sadece olumlu yönleri içermesidir.
f- Alan İncelemesi Yöntemi :
IK bölümünden uzman bir temsilci performans değerleme sürecinde, değerlemesi yapılan kişinin ilk yöneticisiyle birlikte değerleme yapmaktadır. IK Uzmanı, ilgili yöneticiden spesifik bilgiler alarak değerlendirme yapar ve daha sonra bu değerleme tekrar yöneticinin onayına da sunulur. Bu yöntem yüksek maliyetlidir ve pratik değildir.
g- Performans Testleri ve Yöntemleri :
Bazı sinirli sayıdaki görevlere ilişkin performans değerlemesi, bilgi ve becerilere bağlı testler yoluyla da yağılabilmektedir. Testler yazılı olabildiği gibi uygulamalı da olabilir. Bu testler performanstan ziyade potansiyeli ölçer.
h- Karsılaştırmalı Değerleme Yöntemi :
Çalışanları gruplara ayırarak her gruba giren personeli birbirleriyle karsılaştıran yöntemlerdir.
Değerleme işlemindeki yanlı davranışları en aza indirmek için bazı isletmeler bu yöntemi kullanır. En iyi personelden en kötü personele doğru bir sıralama yapılır. En yaygın Karsılaştırmalı değerleme Yöntemleri “ikili karsılaştırma yöntemi”,”Sıralama Yöntemi, Zorunlu dağîlim yöntemi, Puan Tahsis yöntemidir.
i-Sıralama Yöntemi: Çalışanlar en iyiden en kötüye doğru sıralanır. Bu yöntem Halo etkisi ve son eylemleri dikkate alma gibi nedenlerden dolayı yanlı değerlendirme yapılmasına sebep olmaktadır. Ayrıca çalışanların özelliklerini ve yeteneklerini belli parçalara ayırmayıp bütün olarak karsılaştırmaktadır. Böylece basarîli personel alt sıralara düşebilmektedir.
ii-İkili Karsılaştırma Yöntemi: Ayni grup içinde değerlemeye tabi tutulan kişiler birbirleriyle ayrı ayrı karsılaştırılır.
Personel 2 3 4 5 6 7 8 9 10
1.Ali Öksüz 1 1 4 1 1 1 1 9 1
2.Doruk Şaş 3 4 2 2 2 2 9 2
3.Ayşe Ak 4 3 3 3 3 9 3
4.Veli ay 4 4 4 4 9 4
Bu şekilde tablo yapılır. Her bir personel diğeriyle karsılaştırılarak, daha basarili bulunan personelin numarası ilgili kutuya yazılır. Diğerlerine göre daha basarili bulunan personel 1 puan alır.


i- Puan tahsis Yöntemi :
Sabit bir toplam puan örneğin 100 puan gruptaki personele basari durumlarına göre dağıtılır. Bu yöntem Halo etkisine neden olmaktadır.
j- Zorunlu Dağıtım yöntemi :
Sıralama yöntemine benzeyen bu yöntemde değerlemeci astları belli dağılımlar içinde değerlemeye zorlanır. En kötü %10,orta %40 gibi.Bu yöntemle sürekli olumlu ve ortalama puan verme eğilimi ortadan kalkar.
En iyi %10 Sonraki %20 Sonraki %40 Sonraki %20 En kötü %10
GELECEGE DAYALI PERFORMANS DEGERLEME YÖNTEMLERI :
. Kişisel değerlemeler
. Amaçlarla Yönetim
. Psikolojik Değerlemeler
. Değerlendirme Merkezleri gelecekteki performansı değerlemede kullanılan baslıca yöntemlerdir.
a- Kendi Kendini değerleme Yöntemi: Eğer kişisel gelişim amaçlanıyorsa kişinin kendini değerlemesi faydalı bir yöntemdir. Buradaki sakınca kişinin kendi performansı konusunda toleranslı olmasıdır.
b- Amaçlara Göre Yönetim: Degerlemeyi yapanlar, gelecekteki belli bir dönem için objektif şekilde ölçülebilir olan ve karşılıklı kabul gören amaç ve hedefleri birlikte tespit etmektedirler. Daha sonra çalışanların gerçekleştirdikleri performansı ile hedefleri karsılaştırılarak, çalışanların performansı yönetici ve çalışanlarca ortaklasa değerlendirilmektedir.
c- Psikolojik Değerleme Yöntemi: Bazı organizasyonlar, endüstri psikologu istihdam ederler. Değerlemede psikolog kullanıldığı zaman personelin geçmişteki performansı değil; gelecekteki potansiyeli değerlendirilmektedir. Bu değerlemeler derinlemesine mülakatlar, psikolojik testler, yöneticilerle görüşme ve değerlendirme seklindedir. Bu değerlendirmeler personelin kariyerinin şekillenmesini sağlamaktadır.
d- Değerlendirme Merkezleri: Geleceğe yönelik potansiyeli ele alan ancak, tek psikologun sonucuna göre karar almayan bir başka değerleme yöntemidir. Bu yöntem daha fazla sorumluluk gerektiren görevlere gelme seklinde yöneticilere uygulanır. Burada genelde grup bir eğitim merkezinde bir araya gelmekte ve bu eğitim süresinde bireysel olarak değerlendirilmektedirler.
PERFORMANS DEGERLEME UYGULAMALARI :
Performans değerlendirme uygulamalarını yasama geçirebilmek için değerleme işleminin kim tarafından yapılacağı, değerleme zaman aralıklarının nasıl belirleneceği, değerlemeyi gerçekleştireceklerin eğitimi, değerlemenin geri bildirimi gerekir.
Değerlemecinin eğitimi :
Değerlemede basit ya da karmaşık yöntemlerinin kullanılması değerlemecinin eğitimli olması gereğini değiştirmez. Değerlemeyi yapacak kişi örgüt yapısında yer alan isler hakkında, değerleme sisteminin sekli ve kapsamı hakkında bilgilendirilmelidir.
Değerlemeci eğitimi; ders, video, konferans, rol oynama gibi teknikler kullanılarak yapılır.

Organizasyonel Performans-6

DÜŞÜK PERFORMANSIN NEDENLERİ VE SONUÇLARI


Organizasyonda çalışanların performanslarının değerlendirilmesini yapmak tek başına anlam ifade etmez. Asıl amaçlardan birisi organizasyonda çalışanlarının performanslarını değerlendirerek düşük performans sözkonusu ise bunun nedenlerini ve sonuçlarını analiz etmeye çalışmaktır. Bu konuda öncelikle organizasyondaki mevcut performans ile olması gereken ya da beklenen performans arasındaki açık belirlenmelidir.organizasyonda insan kaynaklarından yeterli ve etkin bir şekilde yararlanılamıyor demektir. Buna“performans açığı” olarak adlandırabiliriz:
İfade ettiğimiz performans açığının çeşitli nedenleri olabilir. Organizasyonda çalışanların performansının düşük olmasının başlıca nedenlerini şu şekilde özetleyebiliriz.

· Kadrolama hatası (işe uygun olmayan elemanların organizasyonda istihdam edilmesi),
· Yetersiz eğitim,
· Yetersiz takdir ve ödüllendirme,
· Açık olmayan görev tanımları,
· Yetersiz katılımcı yönetim,
· Aşırı stres,
· Gelişme ve ilerleme olanaklarının yetersizliği,
· Çalışanlara herşeyden önce “insan” olarak değer vermeme,
· Yetersiz iş emniyeti,
· Yetersiz donanım, araç, gereç vs.
· Aşırı iş yükü,
· İşin gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip olmama,
· Şahsi ve ailevi sorunlar (evlilik, çocuk, hastalık vs.),
· Maddi sorunlar,
· Duygusal ve ruhsal sorunlar.

Yukarıda belirttiğimiz düşük performans sorununun ortadan kaldırılması ve yüksek performansa ulaşılması için alınması gereken önlemlerin başında ise motivasyon ve ödüllendirme gelmektedir. Daha önceki bölümde açıkladığımız gibi çalışanların performanslarını artırmak için en başta motivasyonel araçlara önem verilmesi, organizasyonda ekip çalışmasının, kariyer geliştirme fırsatlarının, yakın iletişimin ve eğitimin organizasyon kültürü haline getirilmesi gereklidir. Bunların dışında çalışanlara yönelik yönlendirme ve danışmanlık hizmetleri de önem taşımaktadır.
Çalışanlarının performansının artırılmasında ayrıca Prodüktivite Geliştirme Programı adı altında bir plan uygulanabilir. Sözkonusu program iki aşamalı olarak uygulanabilir: (Morley, 1986: 21)

I. Başlangıç ve Uygulama Aşaması
1. Organizasyonda Produktivite Geliştirme Programı (PGP) kavramı tanıtılmalı ve çalışanların desteği sağlanmalı,
2. Produktivitenin ölçülmesi ile ilgili olarak yöntemler araştırılmalı,
3. Organizasyon içerisindeki birimler ve departmanlar analiz edilerek hangi alanlarda produktivitenin geliştirilmesi gerektiği tespit edilmeli,
4. Produktivite geliştirme yöntemleri seçilmeli ve uygulanmalı,
5. Uygulama sonuçları kontrol edilmeli ve düzeltilmeli.
II. Uygulamayı Sürdürme Aşaması
6. Uygulama sonuçları ile ilgili bilgiler izlenmeli ve değerlendirilmeli,
7. Produktivite geliştirme çabalarının devam etmesi sağlanmalı,
8. Produktivite geliştirme yöntemleri gerektiğinde değiştirilmeli ve yerine yeni yöntemler uygulanmalı.

Sözkonusu produktivite geliştirme programının uygulanmasında ayrıca bazı temel ilkelerin de esas alınması gerekir. Bunun için çalışma ve iş ortamının yeniden dizaynı, teşvik sistemleri oluşturulması, iş zenginleştirmesi, ekip çalışmalarının yaygınlaştırılması, yeni teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması, organizasyonun yönetim felsefesinin ve yönetim yapısının yenilenerek insan kaynaklarına önem veren yeni bir kurum kültürünün yerleştirilmesi gibi bazı uygulamaların yapılması gereklidir. Bu saydığımız ilkeler daha sistematik olarak şu şekilde sınıflandırılabilir. (Morley, 1986; 239-40.)

1. Çalışma ve İş Ortamının Yeniden Dizaynı
· Çalışma ortamının değiştirilmesi.
· Çalışma kurallarının ve işlemlerin basitleştirilmesi
2. Teşvik Sistemleri
Çalışanların maddi ve maddi olmayan çeşitli uygulamalarla teşvik edilmesi ve ödüllendirilmesi.
3. İş Ortamını Zenginleştirmek
· Çalışma gruplarının oluşturulması.
· Çalışanların değişik işlerde görevlendirilmesi (iş rotasyonu).
4. Grup Katılımı
· Çalışanların organizasyonun faaliyetlerine daha aktif katılımının sağlanması
· Belirli amaçlara yönelik özel çalışma ekiplerinin oluşturulması
· Amaçlara yönelik yönetim anlayışının kurumsallaştırılması
· Esnek çalışma saatleri
5. Yeni Teknoloji
· Organizasyonda bilgisayar ve diğer modern teknoloji araçlarının kullanılması.
6. Organizasyonun Yeniden Yapılanması
· Organizasyonda yönetim sisteminin ve yapısının yeniden yapılandırılması.
7. Kaynakların Yeniden Dağılımı
· Organizasyondaki fiziki ve beşeri kaynakların yeniden dağılımı ve planlamasının yapılması.

Bu bölümdeki açıklamalarımıza son vermeden önce şu konuyu tekrar belirtmekte yarar bulunmaktadır. Performans yönetimi, “insan kaynaklarının yönetimi” açısından son derece önem taşımaktadır. İyi planlanan ve ciddiyetle uygulanan bir performans değerlendirme sisteminin organizasyona sağlayacağı yararlar son derece fazla olacaktır. İyi bir performans yönetimi; yönetici ile çalışanlar arasındaki iletişimin artmasına, çalışanların güçlü ve zayıf yönlerinin ortaya çıkarılmasına ve bunların düzeltilmesine, çalışanlarının daha yakından tanınmasına, onlara yetki ve sorumluluk devredilmesine imkan sağlar. Aynı şekilde, performans yönetimi sayesinde geri bildirim ile değerlendirme sonuçlarının çalışanlara aktarılması mümkün olur. Nihayet, performans değerlendirme ve ölçme, organizasyonda mikro ve makro düzeyde verimliliğin artmasına yardımcı olur.

Organizasyonel Performans-5

ÇALIŞANLARIN PERFORMANSLARINI DEĞERLENDİRECEK STANDARTLAR HANGİ ÖZELLİKLERİ TAŞIMALI?

İnsan kaynaklarında performans değerlendirme ve ölçme standartlarının bazı özelliklere sahip olması gerekir. İyi bir performans yönetimi için gerekli olan başlıca performans standartları şunlardır:

1. Yazılı. Daha sonraki tarihlerde güvenle kullanılabilmesi için, hedef ve standartlar yazıya geçirilmelidir.

2. Kesin. Hedeflere ve standartlara uygun bir performansın vereceği sonuçlar kesin bir dille belirtilmelidir. Muğlaklık sonradan iletişim güçlüklerine yol açar.

3. Ölçülebilir. Ölçmeye elverişli olmayan hedef ve standartlar öngörülen sonuçların elde edilip edilmediğini saptamaya olanak vermediği için yararsız olacaklardır.

4. Zamanı belli. Bir hedefe ve standarda ne zaman ulaşılacağının belirtilmesi gerekir. Tarihi belli olmayan hedef ve standartlar (zaten ulaşılmış sonuçların sürdürülmesiyle ilgili olmaları durumu dışında) genellikle istenen performansın elde edilmesini sağlamazlar.

5. Ulaşılabilir. Hedef ve standartlar çalışanlar için ulaşılabilir olmalıdır. Aksi halde teşvik edici olmazlar. Gerçekçi olmayan, çok yüksek hedefler saptanması, yıllar geçtikçe performansın daha da iyileşmesine rağmen hedeflere bir türlü varılamamasına, bunun sonucunda da, elemanların çok iyi çalıştıkları halde düşük değerlendirilmesine yol açar.

6. Esnek. Hedef ve standartlar katı olmamalıdır. Bunların saptandıkları zamanın koşullarından etkilenmeleri kaçınılmazdır. Bu koşulların değişmesi halinde hedef ve standartlar da değiştirilmelidir.

7. Meydan Okuyucu. Hedefler ve standartlar, çalışanların gelişimlerini teşvik etmek için, onların yeteneklerine meydan okumalıdır. Hangi hedef ve standartların üretken bir meydan okuma özelliği göstereceğine yöneticilerle çalışanlar birlikte karar vermelidirler.

8. Dikey ve yatay olarak bağdaşır. Hedef ve standartların, organizasyonun çeşitli düzeyleri arasında dikey olarak birbirine bağlı olmasına dikkat gösterilmelidir. Aynı zamanda, değişik bölümlerde çalıştıkları halde işbirliği yapacak elemanların koordinasyon içinde çalışabilmeleri açısından da ele alınmalıdır.

9. Yetkiyle uyumlu. Hedef ve standartlar, elemanların kendi yetkileri dahilinde ulaşabilecekleri şekilde saptanmalıdır. Elemanlara, ulaşmak için yapılması gerekenleri kontrol etme yetkisinde olmadıkları hedef ve standartlar vermenin hiçbir yararı yoktur.

Organizasyonel Performans-4

PERFORMANS YÖNETİMİNİN AMACI
Çalışanların performanslarının değerlendirmesi ve ölçülmesinin amacı insan kaynaklarının organizasyon amaçlarına ne ölçüde katkıda bulunduğunun tespit edilmesidir. Organizasyonda insan kaynaklarında performans değerlendirme ve ölçme şu nedenlerle yapılır:

· Organizasyonda çalışan ile çalışmayan; ya da daha doğru bir ifadeyle çok çalışan ya da az çalışanı birbirinden ayırmak ve daha fazla çalışanları ödüllendirmek için,
· Daha fazla çalışma gayreti içerisinde olanları motive etmek için,
· Ücret artışı yapılırken bunun daha rasyonel ve objektif temellere dayandırılması için,
· Organizasyonda çalışanların kariyer gelişimi için,
· İşden çıkarma veya bir işden diğer bir işe kaydırma (iş rotasyonu) işleminin yapılması için,
· Gizli kalmış bazı yetenekleri tespit etmek ve su yüzüne çıkarmak için,
· Performans değerlendirilmesinin ardından “geri bildirim” ile kişinin kendi kendinin performansını değerlendirebilmesi için,
· Organizasyondaki eğitim ihtiyacını tespit etmek için,
· İnsan kaynakları yönetimi alanında “sürekli gelişme” (Kaizen) felsefesini kurumsallaştırmak için,
· İş zenginleştirme, iş köprüleme, iş eşleştirme vb. çalışmaların daha objektif temellere dayandırılması için.

Yukarıdaki açıklamalarımızdan anlaşıldığı üzere insan kaynaklarının yönetiminde performans değerlendirme başlıca motivasyon, ödüllendirme, terfi, eğitim ihtiyacının tespiti, insan kaynaklarının planlanması vs. alanlarda kullanılmaktadır.
Çalışanların performans değerlendirilmesi ve ölçülmesi işlerinin mutlaka bilimsel bazı kriterler ve ilkeler çerçevesinde yapılması gerekir. Bu ilkeleri ise şu şekilde özetleyebiliriz:

· Öncelikle kriterler objektif ve ölçülebilir olmalıdır. Çalışan hakkında sübjektif değerlendirmelere mümkün olduğu ölçüde yer verilmemesinde yarar vardır. Örneğin, performans değerlendirilmesi raporlarında çalışanın eğitim ve ihtisas düzeyi, organizasyon içerisinde disiplin cezası alıp almadığı, hakkında bir kovuşturma olup olmadığı vs. kriterler ele alınmalıdır.
· Kriterler yapılan işle ilgili olmalıdır. Özel hayata ilişkin ayrıntılı değerlendirmelere yer verilmemelidir.
· Performans kriterleri, çalışanlar tarafından önceden bilinmelidir. Örneğin, çalışanların organizasyon tarafından düzenlenecek performans değerlendirme formları üzerinde neler yazılı olduğunu bilmeleri son derece yararlı olacaktır.
· Performans değerlendirme ve ölçme formlarında eğer bir puanlama yer alıyorsa bu puanların dağılımında da yine objektiflik esas alınmalıdır.
· Performans değerlendirme kriterleri tespit edilirken amacın başarıyı tanımak ve ödüllendirmek olduğu unutulmamalıdır.
· Performans değerlendirme kriterleri tespit edilirken çalışma sonuçlarının ölçülmesine özen gösterilmelidir. Örneğin, işe devam durumu, işe geç kalma sıklığı, yapılan işin kalitesi, bilgi ve beceri düzeyi, izin alınan gün sayısı, üretim sürecinde kişinin kendisinden kaynaklanan hata oranı vs. kriterler ölçülebilir bazı performans göstergeleridir.
· Bunun dışında çalışanın liderlik ve yöneticilik yeteneği de performans değerlendirme ve ölçülmesinde dikkate alınmalıdır. Aynı şekilde çalışma grupları içerisinde uyum ve işbirliği dahilinde çalışma durumu da dikkate alınmalıdır.
· Organizasyon çalışanlarının performanslarının değerlendirilmesinde müşterilerin çalışanlar hakkındaki şikayetleri de esas alınabilir.
Tüm bu yukarda saydığımız kriterler çerçevesinde insan kaynaklarının performans değerlendirilmesinin yapılması önem taşımaktadır. Şekil-4’ de yukarıdaki açıklamalarımız çerçevesinde bazı temel performans kriterleri gösterilmiştir. Tablo -1’de ise performans değerlendirilmesi ve ölçülmesinde anahtar performans alanları belirtilmiştir.

Tablo-1: Performans Değerlendirilmesi ve Ölçülmesinde Anahtar Performans Alanları
1. Ekonomik ve Mali Durum
- Başka işletmelerde aynı işte çalışanlara göre aldığınız ücret nasıl?
2.Fiziksel Çalışma Ortamı
- İyi bir havalandırma varmı
- Isı derecesi uygunmu
3. Performansın Gözönüne Alınması
- İyi iş yaptığınızda bu size hissettiriliyor mu?
- Ücretiniz kaliteye göre değerlendiriliyor mu?
4. Çalışanların Katılımı veEtkileri
- İşyerinde yapılacak değişiklikler hakkında söz hakkınız varmı?
- Önerileriniz uygulamaya konuluyor mu?
5. İş Stresi
- İş stresiniz yoğunmu
- İş stresi çalışmanızı nasıl etkiliyor?
6. Beceri Geliştirme ve Kullanımı
- Yeni beceriler kazanabiliyor musunuz?
- Yeni becerilerin çalışmanıza etkisi var mı?
7. İşçi-İşveren İlişkileri
- Şikayetleriniz çözümlenebiliyor mu?
- İletişim yöntemleri uygun mu?
8. Grup İçi İlişkiler
- Ortak öneri geliştirme çabaları var mı?
9. Yönetici ile İlişkiler
- Başarılarınız takdir ediliyor mu?
-Yönetici, çalışmalarınıza katkıda bulunuyor mu?
10. İşte İlerleme
- Terfilerde nesnel ölçütler uygulanıyor mu?
11. İletişim
- Çevrede olup bitenlerin çoğunu diğer çalışanlardan mı öğreniyorsunuz?
12. Değişikliğe Karşı Davranış
- Değişiklikleri ancak yapıldıktan sonra mı öğreniyorsunuz?
13. Çalışanların Organizasyona Bağlılığı
- İşten ayrılmayı düşünüyor musunuz?
- Kaç yıldır aynı iş yerindesiniz?
14. İş Doyumu
- Örgütün ilkelerini ve amaçlarını benimsiyormusunuz?
- İşe devamsızlık oranı yüksek midir?
- verilen işi zamanında bitiriyor musunuz?
15. Bireysel Saygınlık
- Kararlarda serbestliğiniz var mı?
- Kuruluşta takdir ve ödül uygulamaları var mı?
ÇALIŞANLARIN PERFORMANSLARINI DEĞERLENDİRECEK STANDARTLAR HANGİ ÖZELLİKLERİ TAŞIMALI?

İnsan kaynaklarında performans değerlendirme ve ölçme standartlarının bazı özelliklere sahip olması gerekir. İyi bir performans yönetimi için gerekli olan başlıca performans standartları şunlardır:

1. Yazılı. Daha sonraki tarihlerde güvenle kullanılabilmesi için, hedef ve standartlar yazıya geçirilmelidir.
2. Kesin. Hedeflere ve standartlara uygun bir performansın vereceği sonuçlar kesin bir dille belirtilmelidir. Muğlaklık sonradan iletişim güçlüklerine yol açar.
3. Ölçülebilir. Ölçmeye elverişli olmayan hedef ve standartlar öngörülen sonuçların elde edilip edilmediğini saptamaya olanak vermediği için yararsız olacaklardır.
4. Zamanı belli. Bir hedefe ve standarda ne zaman ulaşılacağının belirtilmesi gerekir. Tarihi belli olmayan hedef ve standartlar (zaten ulaşılmış sonuçların sürdürülmesiyle ilgili olmaları durumu dışında) genellikle istenen performansın elde edilmesini sağlamazlar.
5. Ulaşılabilir. Hedef ve standartlar çalışanlar için ulaşılabilir olmalıdır. Aksi halde teşvik edici olmazlar. Gerçekçi olmayan, çok yüksek hedefler saptanması, yıllar geçtikçe performansın daha da iyileşmesine rağmen hedeflere bir türlü varılamamasına, bunun sonucunda da, elemanların çok iyi çalıştıkları halde düşük değerlendirilmesine yol açar.
6. Esnek. Hedef ve standartlar katı olmamalıdır. Bunların saptandıkları zamanın koşullarından etkilenmeleri kaçınılmazdır. Bu koşulların değişmesi halinde hedef ve standartlar da değiştirilmelidir.
7. Meydan Okuyucu. Hedefler ve standartlar, çalışanların gelişimlerini teşvik etmek için, onların yeteneklerine meydan okumalıdır. Hangi hedef ve standartların üretken bir meydan okuma özelliği göstereceğine yöneticilerle çalışanlar birlikte karar vermelidirler.
8. Dikey ve yatay olarak bağdaşır. Hedef ve standartların, organizasyonun çeşitli düzeyleri arasında dikey olarak birbirine bağlı olmasına dikkat gösterilmelidir. Aynı zamanda, değişik bölümlerde çalıştıkları halde işbirliği yapacak elemanların koordinasyon içinde çalışabilmeleri açısından da ele alınmalıdır.
9. Yetkiyle uyumlu. Hedef ve standartlar, elemanların kendi yetkileri dahilinde ulaşabilecekleri şekilde saptanmalıdır. Elemanlara, ulaşmak için yapılması gerekenleri kontrol etme yetkisinde olmadıkları hedef ve standartlar vermenin hiçbir yararı yoktur.

Organizasyonel Performans-3

PERFORMANS DEĞERLENDİRİLMESİ VE ÖLÇÜLMESİNDE ON KURAL

I. PERFORMANS PLANLANMASI

1. Performans değerlendirilmesinde amaçları iyi bir şekilde belirle.
2. Performans değerlendirilmesi ve ölçülmesinde bireyler ve grupların faaliyetlerini farklı kategoriler ve kriterler çerçevesinde analiz et.
3. Organizasyonda performans değerlendirilmesinde ve ölçülmesinde sadece bir tek kriteri esas alma. Performans göstergeleri olarak verimlilik, kalite, zamanlama, yaratıcılık ve diğer faktörleri esas al.
4. Organizasyonda performans değerlendirilmesinde müşterilerin bakış açısını dikkate al. Müşterilerin sunulan mal ve hizmetten memnun olup olmadığını tespit etmeye imkan sağlayacak kriterleri kullan.
5. Organizasyonun performansını diğer rakip firmalarla değerlendirerek yapmaya çalış. Benchmarking uygulayarak organizasyonun güçlü ve zayıf yönlerini belirle.
6. Organizasyonda performans değerlendirilmesinde bazı teknik unsurları gözden kaçırma. Örneğin, enflasyonun organizasyon faaliyetleri üzerindeki etkilerini dikkate almayı unutma.

II. PERFORMANS YÖNETİMİ

7. Organizasyonda performans değerlendirilmesi ve ölçülmesi faaliyetlerini katılımcı bir perspektifi esas alarak uygula. Bu konuda çalışma grupları oluştur.
8. Performans değerlendirilmesi ve ölçülmesinde fayda-maliyet analizini uygula.
9. Organizasyonda strateji değişikliklerine paralel bir şekilde performans değerlendirilmesi ve ölçülmesi yöntemlerini değiştir.
10. Performans değerlendirilmesi ve ölçülmesi uzun vadeli bir süreçtir. Bu bakımdan üst yönetimin bu konuda sabırlı ve kararlı olması gereklidir.


1. Grafiksel Derecelendirme (Rating) Yöntemi. Bu yöntemde bazı performans kriterleri saptanarak bu kriterler puanlanır. (Bkz. Tablo-2.) Örneğin, kişinin yaptığı işin kalitesi, yenilik ve yaratıcılık düzeyi, çalışma azmi, eğitim ve bilgi düzeyi, ekip çalışmasındaki başarısı vs. kriterler bir derecelendirmeye tabi tutulur. Bu derecelendirme “yetersiz”, “gelişmeye ihtiyacı var”, “yeterli” ve “çok iyi performans” şeklinde sınıflandırılabilir.
Grafiksel derecelendirme yönetimi, aynı zamanda “standart puanlandırma cetveli” olarak da adlandırılmaktadır. (Palmer, 1993; 41.) Grafiksel derecelendirme yöntemi uygulanması oldukça basit olan yöntemlerden birisidir.

Tablo-2: Grafiksel Derecelendirme (Rating) İçin Örnek
Adı Soyadı: : ...........................
Tarih:...............
Çalıştığı Bölüm:...........................
Performans Kriterleri Yetersiz Gelişmeye İhtiyacı Var Yeterli Çok İyi Performans

1) Yaptığı işin kalitesi
2) Yenilikçilik-Yaratıcılık
3) Çalışma azmi
4) Eğitim ve bilgi düzeyi
5) Ekip çalışmasındaki başarısı
6) Liderlik yeteneği
7) Dürüstlük
8) Problem çözme
9) Uyum ve esneklik
10) Potansiyel
Diğer.............................................





2. Davranışa Dayalı Derecelendirme Yöntemi. Bu yöntem de insan kaynaklarında yaygın olarak kullanılan performans değerlendirme ve ölçme yöntemlerinden birisidir. Bu yöntemde çalışanların davranışlarını tasvir eden bazı açıklamalar esas alınır ve puanlanır. (Bkz Tablo-3.) Örneğin, çalışanların iş arkadaşlarıyla uyumu, yöneticilerle olan ilişkileri, müşterilere karşı davranışları, çalışma istek ve arzusu ve saire davranış örnekleri değerlendirilir.

3. Karşılaştırma Yöntemleri. Bu yöntemleri dört ana başlık altında toplayabiliriz: Basit sıralama, alternatif sıralama, zorunlu dağılım, ikili karşılaştırma.
3.1. Basit Sıralama Yöntemi. Bu yöntemde en iyi performansa sahip olan çalışanlar bir liste içerisinde sıralanır. (Bkz. Tablo-4)Adından anlaşılacağı üzere son derece basit ve kolayca uygulanabilecek bir yöntemdir. Ancak bu yöntemin bazı sakıncaları vardır. Bu yöntemle organizasyonda çalışanların hangi kriterler çerçevesinde performans değerlendirilmesinin yapıldığı bilinmez.
3.2. Alternatif Sıralama Yöntemi. Bu yöntem basit sıralama yöntemi ile mantık ve uygulama yönünden aynıdır. Bu yöntemde sadece en iyi performansa sahip kişiler yanısıra en kötü performansa sahip kişiler hakkında da bilgiler yeralır. (Tablo-5.)
3.3. Zorunlu Dağılım Yöntemi. Bu yöntemde ise organizasyon çalışanları performans yönünden belirli kümeler içerisinde toplanırlar. Örneğin, organizasyon içerisinde en iyi performans gösteren ilk yüzde 10 ya da yüzde 20’ lik grup belirlenebilir. Aynı şekilde, organizasyonda en kötü performansa sahip çalışanlar da yine belirli küme aralıkları içerisinde toplanabilir.
3.4. İkili Karşılaştırma Yöntemi. Bu yöntemde ise sadece iki personel arasında karşılaştırma yapılır. Herhangi bir göreve atama yapılmasında bire bir karşılaştırma yapılmasında kullanılabilecek bir yöntemdir.
4. Kritik Olaylar Yöntemi. Kritik olaylar (critical incidents) yöntemi, performans değerlendirmesi yapacak olan yöneticilerin, çalışanların işle ilgili olarak bazı olayları kaydetmeleri ve bunları performans değerlendirme formuna not etmelerinden ibarettir. Bu yöntemde öncelikle performans değerlendirme bölümü tarafından bir Kritik Olaylar Performans Değerlendirme Formu geliştirilir. (Bkz. Tablo-6) ve daha sonra bu form Performans değerlendirmesini yapacak olan yöneticilere dağıtılır.
Kritik olaylar (critical incidents) yönteminde aynı zamanda çalışan hakkında olumlu ve/veya olumsuz tüm kayda değer gelişmeler performans yönetimi bölümleri tarafında bir deftere kaydedilebilir ve saklanabilir. Örneğin, organizasyon personelinden herhangi birisi işe o gün habersiz ve izinsiz gelmemişse bu kritik olaylar formuna yazılır ve belge saklanır. Kritik olaylar belgesinde yazılı notlar topluca değerlendirilir ve istatistiksel olarak yöneticilerin bilgisine sunulabilir.
5. Kontrol Listesi Yöntemi. Bu yöntemde geliştirilen bir form üzerinde organizasyonda çalışanlar ile ilgili bazı sorular yeralır. Bu sorular daha sonra cevaplanır ve form üzerinde işaretlenir. (Bkz. Tablo-7.)


Tablo-4: Performans Değerlendirilmesinde Basit Sıralama Yöntemi
Sıra No En İyi Performansa Sahip Personelin Adı ve Soyadları
1 Ahmet Utku
2 Rıza Ulucak
3 Serpil Uysal
4 Sezai Narin
5 Mehmet Çolak
6 Ünal Sezgin
7 Fevzi Polat



Tablo-5: Performans Değerlendirilmesinde Alternatif Sıralama Yöntemi
Sıra No
Sıra No En İyi Performansa Sahip 5 Kişi En kötü performansa sahip 5 kişi
1 Ali Tunç 1 Nuri Bulut
2 Bülent Tanı 2 Merdan Keskin
3 Ahmet Ulucak 3 Cevdet Topuz
4 Ulvi Altan 4 Sevim Acar
5 Sezai Torun 5 Zeki Güleryüz



Tablo-6: Kritik Olaylar Yöntemi İçin Bir Örnek
Açıklama: Elemanın performansını kendi sözcüklerinizle değerlendirin. Özellikle iyi ya da kötü bulduğunuz performans alanlarını not edin ve açık seçik örnekler verin.
İŞ GÖREVLERİ
1- Etkililik
a) Belli görevleri yerine getirmekte çok başarılı.
b) Görevlerini çok az hatayla yerine getiriyor.
c) Görevlerini anladığı görülüyor.
d) Kendi görevinin organizasyondaki diğer görevlerle karşılıklı ilişkisini anlıyor.
Olay: -------------------------------------------------------
2- İş Bilgisi
a) İşiyle ilgili alanlarda gerekli bilgiye sahip.
b) Gerekli kaynaklara ve yaratıcılığa sahip olduğu görülüyor.
c) Alanındaki güncel gelişmelerden haberdar.
d) Alanıyla ilgili meslek kuruluşlarının çalışmalarına katılıyor
Olay: -------------------------------------------------------
İNSAN İLİŞKİLERİ
1- İletişim
a) Karmaşık sorular ortaya çıktığında mantıki, pratik ve anlaşılır önerilerde bulunuyor.
b) Yazılı ve sözlü iletişimi iyi.
c) Örgütsel konularda becerikli.
d) Nezaretçileri ve meslektaşlarını gerektiği gibi bilgilendiriyor.
e) Başka insanların duygularını anlıyor ve onlarla ilgileniyor.
Olay: -------------------------------------------------------
2- Başkalarıyla ilişkiler
a)Diğer çalışanlara karşı saygılı.
b) Diplomatça davranıyor.
c) Örgüt içi ilişkilerin öneminin farkında.
d) Birlikte çalışmaktan hoşlanıyor.
Olay: ------------------------------------------------------------------------------------------
DİĞER
Elemanın performansıyla ilgili kendi yorumlarınızı ekleyin. Yorumlarınız belirli konularla ilgili olsun ve örneklere dayansın.

Tablo-7: Kontrol Listesi Yöntemi İçin Bir Örnek
İŞİN NİTELİĞİ
..... Çok titiz ve dakik.
..... Özenli bir işçi. Çok az hata yapıyor.
..... Yeterli ama bazı düzeltmeler gerekiyor.
..... Çoğunlukla asgari standartlara ulaşamıyor. Genellikle titiz değil.
İŞİN NİCELİĞİ
..... İş hacmi çok yüksek.
..... İş hacmi ortalamanın üzerinde.
..... İş hacmi yeterli.
..... Çoğunlukla asgari standartlara ulaşamıyor.
..... Asgari standartların altında. Düzeltmek için çok çaba gerek.
İŞ BİLGİSİ
..... Uzman. Çok üstün bir bilgisi var.
..... Konusunu yeteri kadar biliyor. Yardıma nadiren ihtiyaç duyuyor.
..... Yeterli bilgiye sahip.
..... İşin asgari gereklerini yerine getirecek kadar bilgisi var.
..... Bilgisi çok sınırlı. Sık sık yardıma ihtiyaç duyuyor.
SORUMLULUK
..... İşi mükemmel bir biçimde planlayıp yürütüyor.
..... İşi iyi planlayıp yürütüyor. Denetime çok az ihtiyaç gösteriyor.
..... Bazan yol göstermek gerekiyor.
..... Yol gösterilmediği zaman çoğunlukla iş yapamıyor.
..... Her zaman yol gösterilmesini bekliyor.



6. Hedeflere Göre Yönetim. Performans değerlendirilmesinde uygulanabilecek yöntemlerden birisi de Hedeflere Göre Yönetim (Management by Objectives) olarak adlandırılan yöntemdir. Bu yöntemi geliştiren ünlü yönetim uzmanı Peter Drucker’ dır. Bu yöntem, organizasyonda bazı hedefler tespit edilmesi ve bu hedefler üzerinde odaklanmasını öngörür. Genel bir yönetim felsefesi olan hedeflere göre yönetim, aynı zamanda çalışanların performanslarının değerlendirilmesinde de kullanılabilir. Organizasyon yönetici ve çalışanları için belirli bir zaman boyutunda için hedefler tespit edilir ve dönem sonunda hedeflere ne ölçüde ulaşıldığı tespit edilmeye çalışılır.
7. Özdeğerlendirme. Performans değerlendirme ve ölçme yöntemlerinden bir diğeri de özdeğerlendirme adı verilen yöntemdir. Bu yöntemde çalışanlar kendi performanslarını kendileri değerlendirirler. Bu yöntem özellikle hedeflere dayalı yöntem ile birlikte uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilir. Önceden bazı performans hedefleri tespit edildiğinde çalışanların bu belirlenen hedeflere ne ölçüde ulaştıkları, başarının ya da başarısızlığın nedenleri tespit edilebilir.
Yukarıda belirttiğimiz yöntemler dışında her organizasyonda özel performans değerlendirme ve ölçüm modeli geliştirilebilir. Biz yukarıda sadece literatürde yer alan bazı yöntemleri ele almaya çalıştık. Örneğin, işgücü üzerinde çeşitli analizler (işe devamsızlıklar, işden ayrılmalar, işgücünün eğitim profili vs.) yapılarak çalışanların performans düzeyleri tespit edilebilir.

Organizasyonel Performans-2

PERFORMANS YÖNETİM SÜRECİ

Başarılı bir performans yönetimi için performans yönetim sürecinin çok iyi bir şekilde dizayn edilmesi gerekir. Organizasyonda performans değerlendirme ve ölçme ile ilgili işlemlerde şu ilkelere uyulmasında yarar bulunmaktadır. (Sink, 1993)
1. Organizasyonda performans geliştirilmesine yönelik bir plan geliştirilmelidir.
2. Performans geliştirme planının amaçları tespit edilmelidir.
3. Organizasyonda mevcut performans değerlendirilmeli ve ölçülmelidir. Performans konusunda problemler belirlenmelidir. Organizasyonda kalite ile ilgili enformasyon toplanmalıdır.
4. Mevcut performans düzeyi ile ulaşılmak istenilen performans düzeyi arasındaki açık tespit edilmelidir.
5. Performans arttırılması için gerekli yeni enformasyonun nasıl değerlendirileceği ve verilerin nasıl etkin bir şekilde kullanılacağı ile ilgili analizler yapılmalıdır.
6. Sahip olunan enformasyonun dizaynı ve geliştirilmesi sağlanılmalıdır.
7. Performans değerlendirmesi ve ölçülmesi ile ilgili olarak yöntem ve teknikler tespit edilmelidir.
8. Performans değerlendirmesi ve ölçülmesi gerçekleştirilmelidir. Daha sonra elde edilen veriler çerçevesinde organizasyonda performansın sürekli olarak geliştirilmesi sağlanılmalıdır.

Bu açıklamalardan sonra şimdi performans değerlendirme ve ölçme süreci hakkında bilgiler vermeye çalışalım

Tipik bir performans değerlendirme ve ölçme sürecinde başlıca 7 aşamadan sözedilebilir. (Bkz: Gass and Prince, 1993, 4-8) İlk aşamada, organizasyonda performans değerlendirme ve ölçme sistemini planlayacak ve uygulayacak çalışma grupları oluşturmalıdır. İkinci aşamada organizasyon hakkında genel veri toplama ve diğer ön hazırlık çalışmaları yapılmalıdır. Üçüncü aşamada çalışanların performans değerlendirme ve ölçme konusunda eğitilmesi gereklidir. Dördüncü aşamada organizasyon için bir “performans ölçüm modeli/sistemi” geliştirilmelidir. Beşinci aşamada, performans ölçüm sistemlerinin hesaplanması yapılmalıdır. Altıncı aşamada, performans ölçüm sistemlerinin uygulanması ve raporlama sürecinin geliştirilmesi gerçekleştirilmelidir. Nihayet son aşamada ise tüm yapılan çalışmaların genel değerlendirilmesi yapılarak organizasyonda performans geliştirilmesi konusundaki eksiklikler tespit edilmeli ve süreç devam etmelidir. (Bkz: Şekil-2.)

Öte yandan organizasyonda performans yönetim sistemlerinin başarısı için bazı temel ilkelerin benimsenmesi gerekir. Bu konudaki ilkeleri şu şekilde özetleyebiliriz: (Bkz: Akal, 1992; 69-70)
1. Sistem, işletmenin hem iç, hem de dış çevresi ile ilgili performans durumları hakkında bilgi vermelidir.
2. Sistem, işletmenin mevcut durumunda gelişmeyi sağlayan bir güdü yaratmalıdır. Sistem, yöneticilerin davranışlarını, karar almalarını yönetim sürecinde amaçlar ve işlevler arasındaki ilişkiyi açıklayabilmelidir. Ölçüm sonuçları sadece ilgili yöneticilere değil, çalışanlara da iletilerek onların başarılarını öğrenme ve kendilerini düzeltme olanağı sağlanmalıdır.
3. Sistem, yanlış anlamaya ya da önemli konuları gözden kaçırmaya neden olabilecek kadar fazla ya da az bilgi içermemelidir. Her ikisi de aynı derecede sakıncalıdır.
4. Sistemin, sağladığı bilgi kullanacaklar tarafından kolayca anlaşılabilir ve kabul edilebilir olmalıdır. Aynı koşul, ölçülenler için de geçerlidir. Bunun için tüm ilgili kesimlerin sistem tasarımına ve uygulamalarına katılmaları sağlanmalıdır. Katılım düzeyi nicel ve nitel olarak arttıkça onaylama ve destek de o derece büyür. Onaylama performans geliştirme amacı için temel koşuldur.
5. Sistem, ortaya koyacağı ters ya da beklenmeyen sonuçlar karşısında savunma ve karşı savları çürütebilme gücüne sahip olmalıdır.
6. Sistem, bilgiyi zamanında sağlamalı, bilginin sunuluşu ile gerekli kararların alınması ve uygulanması arasında yeterli zamanı vakit geçirmeden verebilmelidir. Bunun için ölçüm sistemleri, düzenli ve sürekli bir yapıya kavuşturulmalıdır.
7. Sistem, performanslardaki değişmeleri gerçekçi olarak belirleyecek bir yapıda olmalıdır. Seçilen göstergeler gerçekten ölçülmek istenen performans alanlarına uygun olmalıdır. Göstergelerin çoğu, verimlilik göstergeleri gibi kısmi ölçümlere olanak verirler. Bu da olayların tek yönlü değerlendirilmesine yol açar. Bu nedenle, ya çok çeşitli göstergeler bütünsel bir yapıda kullanılmalı ya da toplam performans ölçüm yöntemleri kullanılmalıdır.
8. Ölçümlerde çok fazla kesinlik aranması sistemi zorlayabilir. Ortalama değerlerle çalışmak da kimi zaman önemli gelişmelerin gözden kaçmasına neden olabilir. Ölçümlerde bu iki uç arasında uygun bir yer seçilmesi gerekir.
9. Ölçüm sistemleri iç ve dış koşullardaki değişmelere duyarlı, esnek ve dinamik bir yapı taşımalıdır. Yarınların sorununun, dünün yöntemleri ile çözümlenemeyeceği bilinmeli, sistem sürekli denetlenmelidir. Sistemde kısmi düzeltmelere gidilmesi yerine örgütün değişen koşullarına uygun yeni ölçüm sistemleri geliştirilmelidir.
10. Bir performans ölçüm sisteminde önemli bir koşul da tanım birliğidir. Sistemin ilettiği bilgiler iç ve dış çevrede aynı biçimde algılanmalı ve yorumlanmalıdır. Örneğin; çalışan başına satışlar oranında, satışların brüt mü, vergili mi, iskontoların indirilmiş olarak mı alınacağı kesin olarak belirlenmelidir.
11. Sistemin maliyet etkinliği sağlanmalıdır. Bunun için sistem olduğunca basit tutulmalı, ölçüm, kayıt ve analizlerde işletmenin mevcut olanaklarından mümkün olduğunca yararlanılmalıdır. Ölçümlerle veri sağlamanın gerektirdiği çaba, zaman ve para, bu verilerin geçerliliği ve yararları ile karşılaştırılabilir olmalıdır.
12. Bir ölçüm sisteminde “analiz biriminin” tanımı çok önemlidir. Ölçümü yapılacak birimin sınırları belirlenmiş olmalıdır. Ölçümlerde uygun tekniklerin ve ölçütlerin seçilebilmesi bu koşul altında mümkün olabilir.
13. Performansın tüm yönleri ile ölçümü olanaksızdır ve değerlendirmelerde öznel yargılar her zaman söz konusu olabilir. Herşeyin ölçülebileceği savı da maliyet açısından her zaman uygun olmayabilir. Bu nedenle performans ölçüm sistemlerinin tam anlamıyla mükemmel olamayacağını kabul etmek gerekir.
14. İyi bir ölçüm sistemine ulaşmanın yolu deneme ve yanılmadan geçer. Kağıt üstünde mükemmeli yakalamak mümkün değildir. Bunun için önce basit sistemlerle başlamalı, uygulama sonuçlarına göre sistemlerin geliştirilmesine çalışılmalıdır.
Çalışanların performanslarının değerlendirilmesinde en uygun yöntem bulunması büyük önem taşımaktadır.

Organizasyonel Performans-1

Organizasyonun amaçlarının gerçekleştirilmesi için gösterilen tüm çabaların değerlendirilmesi “Performans Yönetimi” nin konusunu oluşturur. Organizasyonel performanstan söz edilince bundan iki şey anlaşılır:

(1) Organizasyonun faaliyetlerinin değerlendirilmesi
(2) Çalışanların faaliyetlerinin değerlendirilmesi.

Anlaşıldığı üzere performans yönetiminin iki temel boyutu bulunmaktadır. Biz bu araştırmamızda genel olarak çalışanlarının performanslarının değerlendirilmesi ve ölçülmesi konusunu ele alacağız. Ancak, konunun temeli olması dolayısıyla organizasyonel performans konusunda kısa da olsa bazı bilgiler vermekte yarar bulunmaktadır.

ORGANİZASYONEL PERFORMANS

Bir organizasyonun amaçlarını ne ölçüde gerçekleştirip gerçekleştiremediğini tespit etmek için “performans değerlendirme ve ölçme” adı verilen çalışmaların yapılması gerekir.(Bu konuda bkz: Christopher, 1993; Palmer, 1993; McLean, 1990; Uyargil, 1994.) Performans değerlendirme ve ölçme konusunda yapılacak olan ilk işlerden birisi organizasyonun hangi kriterler ve boyutlar açısından değerlendirileceği meselesidir. Organizasyonel performansın ölçülmesinde kullanılacak başlıca kriterleri ya da boyutları 7 başlık altında toplayabiliriz. (Bkz: Şekil-1.) Bunlar;
· Kalite,
· Verimlilik,
· Karlılık,
· Maliyet,
· Yenilik,
· Müşteri memnuniyeti,
· Çalışanların memnuniyeti’ dir.

Bu performans kriterleri ya da performans boyutları da kendi içerisinde alt gruplara ayrılabilir. Örneğin, kalitenin ölçülmesinde başlıca dört ayrı boyuttan sözedilebilir; insan kalitesi, sistem kalitesi, yönetim kalitesi, ürün ve hizmet kalitesi. Bu belirtilen kalite boyutları da daha spesifik ele alınabilir. Örneğin; ürün kalitesinin ölçülmesinde hatalı mal oranı, makine arızası, iade edilen ürün oranı, ürünün müşteriye teslimat süresindeki gecikmeler, servisle ilgili şikayetler ve saire.
Organizasyonel performansın diğer bir göstergesi verimlilikdir. Genel olarak verimlilik, üretim sonucu (çıktı) ile üretim faktörleri arasındaki ilişkiyi ifade eder. Verimlilikden sözedilince; sermaye verimliliği, toplam faktör verimliliği, işgücü verimliliği ve saire boyutların tek tek ele alınması gerekir.

Karlılık bir diğer performans göstergesidir. Karlılık, en basit ifadesiyle kazancın, bu kazancı sağlamak için kullanılan sermayeye oranıdır. Karlılık kavramı da teknik açıdan bazı alt gruplara ayrılabilir ve bu şekilde ölçülebilir. Örneğin, organizasyonda satış karlılığı, özsermaye karlılığı, brüt satış karı, net dönem karı, işletme faaliyet kar/zararı, vergi öncesi/sonrası kar vs. karlılık boyutları ele alınabilir ve ölçülebilir.
Organizasyondaki bazı temel maliyet göstergelerine bakılarak da organizasyonel performans ölçülebilir. İşgücü maliyeti, sermaye maliyeti, üretim maliyeti, malzeme maliyeti vs. bu konuda örnek olarak gösterilebilir.
Organizasyonel performansın ölçülmesinde kullanılabilecek kriterlerden birisi de yenilikdir. Organizasyondaki yeni buluşlar, yeni ürünler, yeni teknolojik buluşlar, ürünlerin yaşam devri vs. kriterler esas alınarak organizasyonda yenilik ve yaratıcılığın ne ölçüde varolduğu tespit edilebilir. Bunun dışında Ar-Ge harcamaları ve diğer yeni temel teknolojiler açısından organizasyonun mevcut durumu diğer organizasyonlar ile karşılaştırılabilir.
Organizasyonel performansın ölçülmesinde iki önemli kriter daha bulunmaktadır. Bunlar, müşteri memnuniyeti ve çalışanların memnuniyetidir. Müşteri memnuniyetini ölçmek için müşteri şikayetleri, yeni müşteri sayısı, siparişlerin teslimat süresi, hatalı mal teslimleri gibi bir takım kriterler esas alınabilir. Çalışanların memnuniyeti konusunda ise işe devamsızlık, işgücü devir oranı (bir yıl içinde işyerinden ayrılan personel yüzdesi; işden ayrılan personelin çalıştıkları departmanlar açısından dağılımı vs). gibi performans göstergelerine bakılabilir..
Buraya kadarki açıklamalarımızda başlıca yedi performans göstergesinden sözetmiş bulunmaktayız. Tekrar ifade edelim ki, bu belirttiğimiz performans göstergelerinin dışında başka kriterler de bulunması mümkündür.
Performans göstergelerinin seçimi yapılırken şu hususların dikkate alınmasında yarar bulunmaktadır: (Akal, 1992; 110-111)

1. Göstergeler basit, kolay anlaşılır ve günlük işlerle ilgili olmalıdır. Karmaşık göstergelerden kaçınılmalıdır.
2. Ölçülmesi istenen amaca ya da kullanıcının gereksinimine uygun göstergeler seçilmelidir. Her amaç için tek bir gösterge seçimi üzerinde zorlanmak yerine, aynı amaca yönelik bir dizi gösterge geliştirilebilir.
3. Göstergeler, durumu tüm gerçekliği ile ölçebilmelidir. Ölçülen olayın istatistiksel karakterleri açıklıkla ve doğrulukla belirtilmelidir.
4. Duruma ilişkin tüm davranışların belirlenebilmesi için o durumla ilgili bir dizi gösterge seçilmesi yeğlenmelidir. Ancak durumun her bir özelliği için mümkünse tek bir gösterge hedeflenmelidir.
5. Ölçüm sisteminde aynı anlama gelecek tek gösterge kullanılması uygundur. Önceden planlanmış ya da bilinçli olmadıkça birbiriyle çakışan ya da hesaba alınmayarak eksik bırakılan gösterge olmamalıdır.
6. Göstergelerin hesaplanmasında ölçüm sonuçları sürekli doğru sonuçlar vermelidir.
7. Göstergeler için kullanılan veriler çok daha fazla bilgiyi kaliteli olarak sağlamak için sayısal olmalıdır. Sayısal göstergeler daha kolay anlaşılır. Bu, nitel bilgilerin önemli olmadığı anlamına gelmez. Sayısal göstergeler bir de nitel göstergelerle desteklenirse daha fazla anlam kazanırlar ve kuvvetlenirler.
8. Göstergeler değişen işletme gereksinimlerine uyarlanabilir olmalıdır. Değişik amaçlara göre ayarlanabilmelidir. Aynı işletmede birbirine ters düşen amaçlar söz konusu olabilir. Bunlara yanıt veren göstergeler gerekir. Özellikle stratejiler değiştiğinde göstergeler de gözden geçirilmeli, gerekiyorsa değiştirilmelidir.
9. Göstergeler, üzerinde az çok kontrol olanağı olan değişkenler, etmenler ve ilişkilerle ilgili olarak seçilmelidir. Göstergeler, ölçülen etkinliği yürüten kişi veya grubun sorumluluk alanındaki ilişkilerine dayandırılmalıdır. Yönetimin kontrolu dışındaki etmenlerle ilgili ölçümler o kadar yararlı değildirler.
10. Performansın, fiziksel açıdan olduğu kadar parasal açıdan da açıklanmaları gerekir. Göstergeler, maliyet öğelerinin ve parasal akışların incelenmesine olanak vermelidir.
11. Ölçümlerde asıl amaç hedeflere ulaşma derecesini belirlemek olduğuna göre sistemde iç faktörlerin olduğu kadar, dış faktörlerin analizine yarayacak göstergelere de yer verilmelidir.
12. Çalışanlar için seçilecek göstergelerde bireysel göstergeler yerine grupsal göstergeler yeğlenmelidir.

Dosyalar

9. kalkınma Planı.İş Planı.Kosgeb destekleri 1.Kosgeb destekleri 2.Kosgeb arge destekleri.Kosgeb Tekmerleri.Motivasyon.Hayaller.Tübitak teydeb destekleri.Oslo Klavuzu Işığında Yenilik.Frascati Klavuzu Işığında Ar-Ge.Problem Çözme Teknikleri.Proje Yönetimi.Toplam Kalite Yönetimi.Matriks Organizasyonlar.Fikri Mülkiyet Hakları.Marka nedir?.Marka başvurusu.Marka koruma.Bitki Islahçı Hakları.Patent Bilgisi.Verimlilk.6.çerçeve programı.Kobilerin 6.çerveve programına katılımı.6.çeçeve programında uluslararası işbirliği.
6.çerçeve programı projesi hazırlama .6.çerçeve programı projesi sunma ve değerlendirme.Finansal Analiz.Örnek Finansal Analiz.Finansal Başarısızlık.Sermaye Piyasası Kurumu.İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi.AB'ye Özel sektörün intibakı.AB Çevre Müktesebatı.Stratejik Planlama.Bilgi Toplumu Stratejisi.Tarım Stratejileri.Kriz Yönetimi .EU Lobbying.Bilgi ekonomisinin reddettikleri.Teknokentler.Bilgi Ekonomisi.E-Ticaret'e Davet.TİKA Teknik Yardım Projeleri.Fikri Mülkiyet Hakları.Proje Yönetimi.Endüstriyel Tasarım Tescili.Tübitak Proje Destek Süreci.Pazar Araştırması ve Planlaması.Örgüt Yönetimi.Makale Yazma.Bilimsel Araştırma Teknikleri.


Yurtdışı Pazarları
Azerbaycan. Moğolistan. Türkmenistan. Kırgızistan. Kazakistan. Özbekistan. Ukrayna. Moldava. Romanya. Gürcistan. Makedonya. Bosna-Hersek.


Vizyon 2023 Teknolojik Öngörüleri
Strateji Belgesi. Üretim. Tasarım. Savunma Havacılık Uzay. Nano. Mekatronik. Malzeme. Enerji ve Çevre. Biyoloji ve Genetik. Bilişim.

Genel Bilgiler

FELSEFE
Dinler Tarihi.Atatürkçülük.
BİLİM
TOPLUM Dunya ekonomi tarihi.GIDA ÇEVRE SAĞLIK TARIM Bitki Islahı.MALZEME TEKNOLOJİ Nano Teknoloji.Bilgisayar Ağ Temelleri.ENERJİ TAŞIMACILIK UZAY Yıldızların İç Yapısı ve Evrimi.
SANAT
ROL MÜZİK EDEBİYAT YEMEK Denizlerimizdeki Balıklar.
SPOR
YAZ KIŞ MÜCADELE